PANGEA OFF ROAD

KIŞ MEVSİMİNDE OFF-ROAD YÜRÜYÜŞ VE KAMP

Her mevsimin, en dip noktalarına kadar yaşanması gerektiğine inanan bizler, tecrübelerimizden derlediğimiz bilgilerle hazırladığımız bu yazının aramıza yeni katılacak arkadaşlarımız için faydalı olmasını diliyoruz.

OFF-ROAD; ‘araçlar, donanım ve teknikler’

4x4 ler her zaman bakımlı olmalı ancak kış mevsimine girerken daha detaylı bakımlardan geçmelidirler ve bu bakımların bazıları her faaliyet sırasında tekrarlanmalıdır.

Yukarıda kısaca değindiğimiz başlıklar, kış off-road’u için hazırlanan 4x4ler için gerekli bakımlardır.

Bu bakımları ‘kış’ mevsimine girerken mutlaka yaptırmalısınız, bu bakımlardan yağ ve gevşeme kontrollerini ise her off-road sonrası yapmalı ya da yaptırmalısınız.

Tüm bu bakımlardan geçmiş araçlarda birde ‘donanım kontrolü’ yapılmalıdır. Her off-road aracında mutlak bulunması gerekenler;

Kış off-rod’u üç temel zeminde yapılır. Kar, çamur ve karanlık. Tabii bunların içinde olduğu soğuk ve yağışlı hava şartlarını da unutmamalıyız.

Bu mevsimde hiçbir şey diğerinden daha önemli değildir. Aracımızın aydınlatma sistemi ne kadar önem taşıyorsa, çekme halatı bulundurmak ya da diferansiyel yağlarına su karışıp karışmadığını kontrol etmek aynı derecede önemlidir. Çünkü dondurucu soğuklarda yapacağımız hatalar diğer mevsimlere göre daha riskli hatta ‘ölümcül’ olabilir. Bu doğrultuda yukarıda sıraladığımız tüm maddeleri birinci derecede önemseyip yerine getirmeliyiz.

Kış off-road’larında, diğer mevsimlere göre daha fazla önsezili olmak zorundayız, zemin ister kar, ister çamur olsun bizi ilerleten etken, aracınızın ivmesidir, çoğu zaman gaz kestiğimizde ya da direksiyonu gereksiz kullandığımızda kalırız ve tekrar harekete geçmemiz mümkün olmayabilir. Bu durumda hız azaltmamak amacımız olmalı bunu da birkaç mt sonrasında aracımızın geleceği doğrultuyu iyi hissedip gereken direksiyon hareketlerini önceden yaparak başarmalıyız. Örneğin; kar üstünde sürekli patinaj çekerek ilerliyoruz, yani aracımızın hızı motorun tekerleklere verdiği devirin çok altında (kar ve çamurda genellikle böyle olur) ve 10 – 15 mt sonra 20 derece kadar sağa döneceğiz, eğer dönüş noktasına gelip te direksiyonu sağa çevirirsek kaymakta olan aracı yeni yönüne sokamayız ve yoldan çıkabiliriz. Bu durumda zenimin kayganlığı, aracın hızı ve kıvrımın açısı iyi hesaplanarak dönüş noktasına gelmeden direksiyonu kırmalıyız. Unutmayalım ki bizi ilerleten şey aracın sahip olduğu hızdır, bunu kaybetmemek için direksiyona ve pedallara kuru zeminde olması gerektiğinden daha önce müdahale etmeliyiz.

Kaygan zeminde ilerlemek bazen birden çizgiden çıkmak ya da bir dere yatağına uçmakla sonuçlanabilir. Bu gibi durumlarda soğukkanlı olmak, kişilerde hasar varsa önce buna müdahale etmek, sonrada elimizdeki malzemeleri, enerjimizi ve zamanı ‘akıllıca’ kullanarak aracımızı kurtarmalıyız.

Beraber olduğumuz insanları seçmekte son derece önemlidir, arkadaşlarımızı sorun yaratan değil sorun çözen insanlar arasından seçmeliyiz.

Kar, çamur ve karanlık görüş alanımızı daraltan faktörlerdir. Daralan görüş açısı ilerlemeyi zorlaştırır ve yavaşlatır. Camların dıştan ve içten temizliği, buğulanmayı önleyici hava akımlarının gözden geçirilmesi, aracın standart aydınlatmalarının sağlıklı olması, bunlara ilave olarak açılı ve güçlü aydınlatmaların monte edilmesi ve tüm bunların gerektiği zamanlarda akıllıca kullanılması işimizi kolaylaştıracaktır.

4x4’lerimize kış mevsiminde doğru lastik’i seçmek için tecrübeli olmak ya da tecrübeli kişilerden yardım almak gerekir. Lastiklerin ebat ve diş yapıları her zemin, amaç ve araç için farklılık gösterebilir. ‘Her zemine uygun, ya da dört mevsim lastiği’ gibi sloganlarla satılan lastikleri önermiyoruz. Bir off-road aracında en az iki takım jant – lastik olmalıdır.

Aracımızda vinç olması ve bunu kullanmayı bilmek hem ilerlemeyi, hem de eğlenceyi arttırır. Vinç seçimini de aracın yapısına ve amacımıza göre yapmalıyız. Oldukça pahalı olan bu malzemeyi yeteri kadar araştırma yaptıktan sonra almanızı öneririz.

YÜRÜYÜŞ; ‘kıyafetler, yiyecekler ve teknikler’

Kış aylarında yürüyüşün kaçınılmaz olumsuzlukları soğuk hava ve ıslanmaktır. Kıyafetlerimizi bu iki handikabı dikkate alarak seçmeliyiz. Bunlar; su geçirmeyen boğazlı sert ve geniş tabanlı bot, ince, fazla bol olmayan ıslanmaya ve rüzgâra dayanıklı kıyafetler, kar tozlukları, hafif bir yağmurluk, kar maskesi ya da beresi, kar ya da güneş gözlüğü, eldivenler ve yeteri büyüklükte (25 – 35 lt hacminde) bir sırt çantası olmalıdır. Sırt çantası içinde gıda olarak; bir – iki konserve, biraz ekmek, yeteri kadar sıvı, (su, maden suyu, meyve suyu) bir-kaç çikolata, biraz kuruyemiş ve bir – iki meyve bulundurulmalıdır. (bunlar bir günlük yürüyüşler içindir, diğer günler eksikleri tespit edilip tamamlanmalıdır) Sırt çantası içinde ilk yardım malzemeleri de bulunmalıdır, bunlar; plastik küçük şişelerde oksijenli su, tentürdiyot, biraz gazlı bez, yara bant’ı, kas gevşetici krem, küçük makas ve bir miktar lastik olmalıdır. Çantalarımızda çorap fanila gibi yedek iç giysilerde taşımalıyız. Ve yanımızda bir düdük ile küçük boy çöp torbası bulundurmak çok gereklidir.

Kış yürüyüşleri genellikle kar üstünde olur. Karda yürüyüşü zor kılan her adımda batmaktır. Hedik, (kasnak) bunu engelleyen ya da azaltan bir malzemedir. Ancak bu malzeme genellikle düz zeminlerdeki kar yürüyüşlerinde kolaylık sağlar, engebeli ve çok iniş – çıkışlı zeminlerde kullanmak yürüyüşü daha da zorlaştırır. Bunları düşünerek hedik kullanmaya karar vermeli ve değişken zeminlerde kullanılacaksa, kaliteli, gerektiğinde elde taşınabilecek hafif bir çift hedik seçilmelidir. Kar yürüyüşlerinde ‘kar aparatları’ olan bir çift baton kullanmak özellikle eklemlere binen yükü azaltacaktır.

Yoğun kar üstünde yürürken genellikle oturup dinlenecek bir yer bulunmaz ve bu iş için sırt çantası kullanılır, bunu göz önüne alarak sırt çantasının içini uygun bir şekilde yerleştirmeliyiz. Yani kırılabilecek veya ezilecek malzemeleri ortalara, kaba, yumuşak ve dayanıklı olanları da dış kenarlara koymalıyız.

Karda yürüyüş düzeni de ayrı bir özen ister, grup lideri en önde yürüyerek iz verir, en yavaş yürüyen belirlenip liderin arkasından yürütülür, en arkadan gelen kişi (artçı) tecrübeli ve güçlü olmalıdır. Diğerleri ise uygun sıralamayla yürüyüşe katılır, her katılımcı olabildiğince aynı izleri kullanır ve zaman – zaman sıralama değiştirilir. Bu sayede az yorulunur. Grupta en az üç adet telsiz olmalıdır. (en önde, ortada ve en arkada) Dik çıkışlarda ayakuçları kar’a saplanarak tırmanılır, dik inişlerde ise yan adımlarla, taban basılarak ve sık – sık yön değiştirilerek ilerlenir.

KAMP; ‘malzemeler, kıyafetler ve yiyecekler’

Kamp için tüm malzemelerimizi araçlarımızda taşımak gibi bir avantaja sahip olmamız bizi ‘riskli kış kampları’ için gevşetmemelidir. Tüm kamp malzemelerimizi en zorlu şartlar düşünülerek akıllıca seçmeliyiz. Temel kamp malzemeleri; çadır, uyku tulumu ve mat’tır.

Çadır, bizi dış etkenlerden koruyan bir çeşit barınaktır. Taşınabilir ve pratik olması tercih sebebimizdir. Birçok çeşidi vardır. 5 mevsim için uygun olan modellerini öneririz. 4 mevsim çadırlarda işe yarar, ama diğerleri ısının eksi 20 derece altına düştüğü kamplarda risk taşır ve tarafımızca önerilmez. Ama 3 mevsim bir çadırla kış kampına katılmak zorunda kalmışsanız çadırınızın üstünü yeterli büyüklükteki bir parça PVC branda ile sıkıca kapatabilirsiniz. Bu şekilde durumu biraz iyileştirebilirsiniz.

Uyku tulumu, bizi soğuktan koruyan ve çok soğuk havada bile uyuyabilmemizi sağlayan önemli bir kamp malzemesidir. Genellikle kaz tüyü veya elyaftan yapılır. Kaz tüyünden yapılanları çok hafif olduğu gibi eksi 20 derece ve altındaki ısılarda bile güvenli bir koruma sağlayabilirler, ancak hem çok pahalıdırlar, hem de ıslandıkları zaman tüm özelliklerini yitirirler. Elyaftan yapılanları daha ucuz ve kullanımları kolaydır. Kaz tüyü tulumlar kadar düşük derecelere uygun ve hafif değillerse de biz, daha kullanışlı oldukları için elyaf uyku tulumlarını öneriyoruz. Ancak en az eksi 15 oc (konfor derecesi) olmalıdır. Ayrıca, aşırı durumlar düşünülerek araçlarımızda bir ya da iki battaniye bulundurulmalıdır.

Mat, uyku tulumumuzun altına serdiğimiz bizi yerden gelecek soğuktan ve bozuk zemin yapısından koruyan kamp malzemesidir. Düz mat, şişme mat, ya da şişme yatak gibi çeşitleri vardır. Şişme yatak patlama olasılığı yüksek bir malzemedir ve büyük hava koridorlarında alt zemindeki soğuk havayı vücudumuzun hareketi ile yukarı vererek bizi üşütebilir. Biz şişme yatağı önermiyoruz. İyi bir şişme mat en uygun malzeme olacaktır, bunu bulamadıysanız çift mat kullanmanızı tavsiye ederiz.

Kıyafetler, suyu çabuk emmeyen rüzgâra dayanıklı ve kat – kat olmalıdır. Giysi seçimi kadar seçtiğimiz giysileri uygun zaman ve zeminlerde kullanmakta önemlidir. Pamuklu iç giysiler, bunların üzerine yünlü ya da polar bir – iki kat kıyafet, en üste ise rüzgâr ve su geçirmez ceket – pantolon giymek, araç kullanırken yürürken ya da vinç’leme yaparken gereği kadarını azaltmak, durduğumuzda ilave etmek akıllıca olacaktır. Ayaklar içinde, hem off-road yaparken hem de kamp bölgesinde çalışırken yürüyüşte kullandığımız su geçirmez, sert tabanlı ve boğazlı botları kullanabiliriz. Ve her olasılığı göze alarak mutlaka yedek kıyafetler bulundurmalıyız.

Zorlu kış etkinliklerinde yüksek kalorili ve iştah açıcı besinler tercih edilmelidir. Karbonhidratlar, proteinler ve yağlar. Öncelik sıralamasını bu şekilde yapabiliriz. Ayrıca yanımızda yeteri kadar su bulundurmaya özen göstermeliyiz. Çok mecbur kalmadıkça kar yenmemelidir. Öğünleri sık ve kısa yapmalıyız. Çok yemek yorgunluğu arttırır. Uzun süre yememek ise bitkin düşürür. Çok soğuk havada yapılan etkinliklerde asla alkol alınmamalıdır. Bunun sonuçları çok ağır olabilir. Yorucu uğraşları düşünerek yanımızda bir-kaç konserve ve bir miktar kuruyemiş bulundurmakta iyi olacaktır.

Kıyafetler kadar vücut temizliği de önemlidir. Yola çıkarken banyo yapmak, saç - sakal vs tıraşları olmak terlemeyi ve buna bağlı üşümeyi azaltacaktır.

Yukarıda, kısa – kısa değindiğimiz konular hakkında daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz bize ulaşabilirsiniz. Deneyimlerimiz doğrultusunda yardımcı olmaya çalışacağız.