PANGEA OFF ROAD

TUZ GÖLÜNDE 1 HAFTA SONU

 

Off-road’a ve doğa sporlarına olan tutkumu sevgili İso’ya, ilk katıldığımız etkinlik olan KANDO’da anlattığımda ileriki günlerde planladığımız Tuz Gölü etkinliğine mutlaka senin ve arkadaşlarının katılımını bekliyoruz böyle bir güzellik daha yok mutlaka görmelisiniz dediğinde benim hiç bitmeyen o merakım zaten başlamıştı.

Medetsiz Dağı öncesi gerçekleştirilen Tuz Gölü bisiklet etkinliğine katılmak için on senedir binmediğim bisikletimi çilingire vermiş ve hazır hale getirmiştim. Tuz Gölünü o kadar merak ediyordum ki, ilk önce ben gitmeliyim diyordum ama haftasonu işimin yoğunluğundan dolayı hiçbir yere çıkamadım ama aklım hep Tuz Gölündeydi. Arkadaşların dönüşünü bekliyordum ve döndüler ama ne dönüş. Anlata anlata bitiremiyorlardı bu sefer merakım iyice arttı o an bir karar aldım Burak dedim ne yapıp ne edip Tuz Gölündeki Off Road’a katılmalısın.

 

Bu etkinlik için 12-13 Eylül tarihi uygun görülmüştü. İsmail Abi’nin her Beypazarı’na gelişinde arkadaşlarla toplanıyor değerlendirme yapıyor ve konuşuyorduk. İso, bu seneki off road’ın farklı bir alanda olacağını, farklı bir rotadan gideceğimizi ve bataklık off road ‘ı yapacağımızı söylüyor ve araçlarınızın bakımlarını yaptırın ve ne kadar varsa çekme halatı getirin diyordu ve işin ne kadar ciddi olduğunu vurguluyordu. İso, ilerleyeceğimiz rotayı google earth’ dan gösterdiğinde dikkatimi çeken bir şey oldu, her yer beyaz ama gölün bazı kısımları turuncu bunun nedeni nedir dedim, O’da ‘gördüğün turuncu örtünün içinde tek hücreli Artenya isimli bakteriler yaşıyor ve ortama turuncu rengi veriyor’ dedi. Ne kadar hayret verici bir şey değil mi?

Etkinliğe birkaç gün kala off road ‘ın şiddetli yağış ve kötü hava şartlarından dolayı ertelenmesi konuşulmaya başlandı ama İso’nun ‘her koşulda bu etkinliği yapalım’ dediği haberi gelince sevindik. Kötü hava şartları nedeniyle Beypazarı, Ankara ve yakın kentlerden katılacak diğer arkadaşlarımız son anda gelmekten vazgeçtiler. Cumartesi günü saat 10:00 da üç araçla konvoy halinde yola çıktık. Benim gibi dağ sporları ve doğa tutkunu olan arkadaşımız Emrah’ı Ankara’da yanımıza alıp yola koyulduk. (arkadaşıma da en kısa zamanda bir cj alacağız İnşallah) İso’nun saat 14.00 da yola çıkacağı haberi geldi bizde yavaş yavaş toplanacağımız yere geldik biraz oyalandıktan sonra İsmail Abimize telefon açtık, o da Allah ne verdiyse gaza basmış hemen geldi. İso, Dolunay abimizle beraber gelmiş ismini duyuyorduk ama tanışmak bu güne nasipmiş. Düştük tekrar yollara yağmur yağmaya başladı Dolunay, İso, Yüksel ve Cem arkadaşlarımız biraz üşüdüler sanırım.(araçlarının üstleri açık ) Yakıt almaya girdiğimiz istasyonda Kutan ve Gizem arkadaşlarımızda bize katıldılar. Beş araçlık ekibimizle bir U dönüşü yapıp yola düştük. Tuz Gölü doğrultusunda 15 km yaptık dan sonra araç eksikliklerinin giderilmesi ve fotoğraf çekmek için mola verdik. Sonrasında gölün kıyı şeridine ulaştık. Bundan sonrasını yazarak anlatmak zor, meğer herkes bir varsak da arabalara spin attırsak diye bekliyormuş. Başrollerde Ahmet Cengiz, Selo, Cem (Cem arkadaşımızın arabası su kaynatsa da iyi gidiyor). Çamur deryasında dönmekten arabalar görünmez oldu hele İsonun v 8 motorundan çıkan o egzoz sesi yok mu akıllara zarar.(sanki iş makinası çalışıyor.) Havanın kararmasıyla gece off road ı başladı. Engelleri aşa aşa, hoplaya zıplaya, dikenli otları biçerdöver gibi biçe biçe yolumuza devam ederken telsizden bir anons: Kutan arkadaşımızın lastiği patladı.(yarıldı desek daha doğru olur kocaman delik açılmış) Beş dakikalık bir uğraşın ardından(ekibimiz lastik değiştirme konusunda kendini baya bir aşmış) yeni lastik takılıp yolumuza devam ettik. Yarım saatlik yolumuzun sonunda kamp alanına ulaştık. Çadırlarımızı kurup akşam yemeği için hazırlıklara başladık. Dolunay abimiz parmak köfte getirmiş tavada onları kızartıp bir güzel yedik. Dolunay Abi havai fişek getirmiş beraber göle inip biraz açıldıktan sonra onları patlattık havadaki patlamanın etkisi bembeyaz gölün üstüne o kadar güzel yansıyor ki sanki gölün içinde renkli ışıklar yanıp sönüyordu çok güzeldi. Gece lüks ateşi etrafındaki muhabbetin ardından herkes uyku tulumlarının içindeydi. Sabaha karşı çıtır çıtır seslerle diğer arkadaşlarımız gibi bende uyanmıştım yağmur yağıyordu o kadar güzel bir duygu ki insanın çadırın içerisinden hiç çıkası gelmiyor. Güzel bir mumbarlı(Beypazarı etli sucuğu) kahvaltının ardından toparlanıp göle off road yaparak inmeye başladık.

Aklımıza gelen başımıza geldi, Selo ve Ahmet Cengiz’in arabaları göle battı biraz fazla açılmışlardı.(sürüden ayrılan kuzuyu kurt kapar hesabı ) göl cj leri kapmıştı. Hemen öncü kuvvet olan Suzuki jimny devreye girdi ama ne yazık ki vinci çoktan kendinden geçmişti. Sonrasında İso devreye girdi ne kadar çekme halatı varsa birbirine ekletti ve vinç’e bağladı. 45derecelik açıyla çekmek zorundaydı yoksa kendi arabası da batacaktı. Yaklaşık bir saatlik zorlu bir çalışmanın ardından Selo nun cj 5 i battığı yerden çıkarıldı. Ardından batan cj 6 da yirmi dakikalık bir çalışmanın ardından çıkartıldı.

Sıra göl üzerinde çıplak ayakla yürümeye geldi biraz acıtıyor ama çok zevkli. Yarım saatlik yürüyüşün ve sonrasındaki fotoğraf çekiminin ardından dönüş yoluna koyulduk. Araçların hiçbir yeri görünmüyordu. Acil yıkanmaya ihtiyacı vardı ve her yer tuz olmuştu. Dönüş yolunda uğradığımız bir yıkamacıda araçları iyice yıkayıp konvoy halinde yola düştük. Araçlar ufak tefek arızalar yapsa da (Burak arkadaşımız) yani ben arızaları giderip dönüşü tamamlayıp etkinliğimize noktayı koyduk. İso abimize ve diğer arkadaşlarımıza bize yaşattıkları ekstreme bir hafta sonu için teşekkür ederiz.

 

Burak Uz beyhunkar@hotmail.com

 

 

 

PANGEA OFF-ROAD DOĞA VE MOTOR SPORLARI

 

 

ETKİNLİKTEN GÖRÜNTÜLER

 
Fotoğraflar: İsmail DURSUN