![]() |
![]() |
Tuz Gölü, Bisiklet ve Flamingolar
Uzun yıllardır gideriz, bazen yürüyüş bazen off-road, bisiklet bazense fotoğraf için. Her gidişte çok iyi bildiğimizi sandığımız bu sihirli bölgede yeni bir sürpriz ile karşılaşırız.
Tuz gölü devasa bir düzlük, haritadan gördüğümüz sınırlarının ötesinde daha büyük bir boşluk. Çok defa insanı önce kendine hayran bırakır, sonrada o kaçınılmaz ürpertiyi yaşatır. Yaşam ile ölümün yan yana en açık şekilde görüldüğü nadir yerlerden biridir. Hem de ikisinin de en belirgin olduğu bir başka dünya sanki.
Bu hafta sonu bisiklet kullanmak için gittik bu yakın ama zor gezegene. Önce biraz bilgi topladık bölge halkından, bu bilgiler doğrultusunda güzel ve esaslı bir program oluşturduk. Kamp alanını göl arazisi üzerinde sadece güneş yokken kalınabilecek bir düzlükte yaptık. Sabah ilk ışıklarla kalkıp kahvaltı sonrası pedal çevireceğimiz yaklaşık 40 kilometre güneydeki alana geçtik.
Bisikletler hazırlandı, uygun giysiler giyildi, bol miktarda güneş kremi ıslatılmış omuzlara kollara ve yüzlere sürüldü. Belirlenen yöne doğru biraz heyecan, çocuksu coşku ve birazda uzay boşluğuna doğru ilerlemenin tatlı ürpertisi ile pedallar dönmeye başladı.
Tepemizde parlayan güneş, tekerleklerin altındaki yumuşak zemin. Her ikisi de gittikçe ağırlaşan bir baskı ile bize varlıklarını gösterdiler. Yön bulmak önce kolay gibi görünse de 3 – 5 kilometre sonra iyice zorlaşır bu boşlukta. Yine öyle oldu ve GPS kullanmanın önemini hep birlikte anladık.
Bu etkinlikte katılım sayısını özellikle az tuttuk, çünkü tecrübesiz kişiler ile eğlencenin, bir anda büyük bir soruna dönüşeceğini çok iyi biliyorduk. Kontrollü bir ekip hareketi ile ilerlemeye devam ettik.
Ve o an! Sol karşımızdaki yüzlerce noktanın dürbün ile bakınca Flamingolar olduğunu anladığımız saniyede bisiklet etkinliği bir süreliğine durdu. Çünkü başka yerde göremeyeceğimiz bu zarif ve büyük kuşları mutlaka fotoğraflamalıydık. Önce hep beraber ve yavaşça yaklaşarak yüksek zoom lu makinelerimiz ile fotoğraf çektik. Sonra arkadaşlarımdan izin alarak bu güzel görüntüye olabildiğince yaklaşmaya başladım. Her adımı hesaplayarak bazen dakikalarca hareketsiz bekleyerek iyice sokuldum. Tabii her fırsatta güzel kareler yakaladım. İlk çektiğim fotoğraflarda Flamingoların ince uzun boyunlarının sırtlarında olduğunu gördüm. Biraz daha yaklaşınca hemen hepsi kafalarını kaldırmış tedirginliklerini belli etmeye başlamıştı. Bembeyaz kuşlar Tuz gölünün üzerinde iyi gizleme yapmışlar ama her an büyük bir harekete hazırdılar.
Biraz daha yaklaşmak isteyince beklediğim büyük hareket kulak sınırlarını zorlayan bir gürültü ile başladı, bir anda yer gök turuncu oldu. Yerde beklerken beyaz görünen Flamingolar havalanırken kanatlarının altındaki ve üstündeki turuncu bölgelerin açığa çıkması ile muhteşem bir görsellik sundular. O anki duyguları anlatmak zor ama yüzlerce Flamingo ile bir arada olmak, onların kanat seslerini ve çığlıklarını bir süre duymak, masmavi ufuk çizgisinin turuncu beyaz olduğunu görmek çok güzeldi.
Bu önemli saniyeleri onlarca fotoğraf çekerek değerlendirdim ve sonrasında arkadaşlarımın yanına dönerek çektiğim fotoğrafları gösterdim.
Kaldığımız yerden pedal çevirmeye devam ettik, önce biraz daha açığa çıktık sonra iyice ağırlaşan zemin bizi geldiğimiz yöne paralel gitmeye zorladı. Sonrasında ise etkinlik sorumlu arkadaşımız Mesut’un tüm arkadaşlarımıza sorduktan sonra aldığı karar ile geri dönmeye başladık.
Daha önce Tuz Gölü etkinliklerimize katılanlar bilirler, bu işin en zor tarafı bir türlü bitmeyen dönüş çizgisidir. Bu çizgi GPS olmadan çok zor tutturulur. Neyse ki fazla uzaklaşmadığımız için bu sefer az zorlandık. Ama araçların yanına ulaştıktan sonraki mutluluk görülmeye değerdi.
Bisiklet etkinliği ‘Flamingo fotoğrafı çekmek’ etkinliği ile birleşince hem çok güzel hem de heyecanlı bir hafta sonu yaşamış olduk. Katılan tüm arkadaşlarıma teşekkürler, katılamayanlar ise üzülmesinler, önümüzdeki haftalarda, aylarda hatta yıllarda çok sayıda birbirinden ilginç, heyecanlı ve güzel spor etkinlikleri yapacağız.
Kaplan İsmail Dursun
| ETKİNLİKTEN GÖRÜNTÜLER |
Fotoğraflar: Kaplan İsmail DURSUN |