BİR EFSANE: TUZ GÖLÜ...
Evinizden, işyerinizden ya da yemek yediğiniz lokantadan başınızı kaldırıp şöyle bir dışarıya, etrafınıza uzağa - yakına bakın. Tahminen kaç yıl öncesini görüyorsunuz? On beş, yüzeli, altı yüz, iki bin? Çevrenizdeki her şey, evler, arabalar, yollar, siteler tarihi yapılar... Mutlaka bir süre önce az ya da çok bir değişim geçirmiştir ve siz, hatta bir çoğumuz etrafımızda birkaç yüz yıl öncesini göremeyiz. Ama sanırım bazılarımız, bir zaman makinesi olsa da geçmişi görsem, yaşasam hissetsem diye düşünmüşüzdür.
Peki, günümüzden yüzlerce binlerce değil milyonlarca yıl öncesini görmek ister misiniz? Size bu imkanı sunabilecek dünyadaki az sayıdaki bölgelerden biri ülkemizde mevcut; Tuz Gölü. Jeolojik tarihi milyonlarca yıl öncesine dayanan bu bölgede, insanlarda var oluşlarından bu yana verimsiz kıraç topraklardan dolayı hiçbir zaman tarım, hayvancılık veya yapılaşma yapmamışlar. Bu yüzden bölge öylece kalmış. Yani başınızı kaldırıp Tuz Gölünün uçsuz bucaksız düzlüklerine baktığınızda milyonlarca yıl öncesini görebiliyorsunuz. Hele birde onu anladığınızda, hissettiğinizde, yaşayacağınız duyguları anlatmamız mümkün değil...
İLK KEŞİFLER ...
Yıllar önce ‘deli doktor’ arkadaşım Orkun ile Tuz Gölünü adım-adım keşif etmeye karar verdiğimizde ‘emektar pajero’muzun da sınırlarını göz önüne alarak, ön araştırması haftalar alan bir çalışma yaptık ve o günün şartlarında profesyonel sayılabilecek bir dizi keşif gezisi planladık.
İlk hareket noktamızı bölgenin batısında, bulabildiğimiz en üst noktada belirledik. Elimizdeki çeşitli haritalarında desteği ile göl zeminini kuş bakışı gördük ve ulaşmamız gereken diğer noktaları tespit ettik. Burada, o güne kadar görmediğimiz, bilmediğimiz, alışık olmadığımız bir şeyler hissettik. Bu heyecan ve merakla önce batısını sonra kuzeyini ve doğusunu zaman – zaman da yanımıza başka arkadaşlarımızı da alarak defalarca gezdik. En son olarak tuz gölünün en geniş bölgesi olan güney kısmına geziler yaptık ve bizi en çok etkileyen bölge burası oldu.
Deli doktor Orkun tayini çıkıp başka illere gittiğinde biz grup olarak zaman –zaman buraya gelmeye devam ettik. Ve en son bu sene eylül ayında pangea off-road çatısı altında ilk faaliyetimizi düzenledik.
FAALİYET BAŞLANGICI...
Katılımın oldukça çok ve renkli olduğu bu gezide eski dostlarımızı da, yeni arkadaşlarla buluşturmayı başardık. Oldukça zor geçen bir gece off-road’u sonrasında Tuz Gölü’nün bembeyaz zemini üzerinde bir saat süren yürüyüş yaptık. Dolunayın yoğun ışıkları altında tuz gölünün kristalize zemini hepimizi büyüleyen bir görüntü sundu.
Bir gün sonrası, yani Pazar sabahı, gece aldığımız kısa uykuya rağmen oldukça dinç bir şekilde harekete geçtik. Önce hep birlikte çektirdiğimiz toplu fotoğraflardan sonra, pedal sesi bisiklet topluluğu üyesi sekiz ‘çelik adam’, kendileri için belirlenen rota üzerinden ve genç arkadaşımız Murat’ın liderliğinde yaklaşık beş saat sürecek yolculuklarına start verdiler. Faaliyetimize Düzce'den katılan ATV’li arkadaşlarımız, araçlarının hafiflik avantajlarını kullanarak, bizlerin yani 4x4'lülerin çıkamadığı kadar açıklıklara uzanarak yol almaya başladılar. İnanılmaz keyifli ve heyecanlı geçen ilk birkaç kilometreden sonra beklenen oldu. Bölgeye ilk defa gelen arkadaşlarımızdan ikisi, küçük bamp geçişlerinde ‘gaz kestikleri’ için battılar. Omuz – omuza yaptığımız ortak çalışmalar ile bu araçları kurtardık ama kısa süre sonra başka araçlarda battı. Akşam yemeğinde yiyecek ve içeceklerini paylaşan bu grubun tüm insanları, araçları kurtarırken de takdire değer bir dayanışma ortaya koydular.
Etrafımızdaki birçok insan için zor ve sıkıcı gelecek bu olaylar bizim için beraber yaptığımız bir çeşit spordan başka bir şey değildir.
Bitiş noktası olarak kararlaştırdığımız bölgenin batısındaki tek su kaynağı olan küçük kuyuya geldiğimizde oldukça yorgun, ama bir o kadarda mutluyduk. Ancak telsiz irtibatımızın kesildiği ‘çelik adamlar’ bizi biraz endişelendirdiler. Neyse ki bu korku fazla uzun sürmedi ve saatler sonra ilk bağlantıyı kurmayı başardık. Hemen sonrasında arkadaşlarımızı ufukta gördük. İki gün süresince yaklaşık 100 km pedal basan bu arkadaşlarımızı büyük bir sevinç ve takdir ile karşıladık.
Pangea off-road olarak, farklı güç, hız ve karakterleri olan üç ayrı araç grubundan oluşan takımları aynı faaliyet içinde buluşturabilmeyi başardığımız için mutluyuz. Bundan sonraki faaliyetlerimizde de buna benzer çalışmalarımızın olacağını ilgilenenlere duyururuz. Amacı spor yapmak ve doğal güzellikleri paylaşmak olan tüm güzel insanlara sınırlarımız içinde bir yer vardır ve hep olacaktır.
| TUZ GÖLÜ 2006 |
| PANGEA OFF ROAD |