SİGARANIN GERÇEK YÜZÜ

 

İnsan sağlığına zarar verdiği halde satışına ve reklamının yapılmasına izin verilen az sayıdaki ticari mallardan biri de sigaradır. Bugün dünyada 1 milyar 250 milyon insanın sigara içtiği tahmin edilmektedir. Türkiye’de ise erkeklerin %60 ı kadınların ise %20 si, bütün toplumun %40 ı sigara kullanmaktadır. Sigara içenlerin yarısı, bu zehirin yol açtığı bir sağlık sorunundan dolayı ölmektedir. Bu sayı dünya genelinde yılda 4.9 milyon insanın ölümüne karşılık gelir. Ülkemizde ise her yıl 100 bin insanımızı sigaraya kurban vermekteyiz. Her 10 saniyede bir aramızdan bir kişi sigara yüzünden ölüyor. Erkeklerde bütün kanser türlerine bağlı ölümlerin %35 inin, kadınlarda ise %15 inin sebebi sigaradır. Yine akciğer kanserine bağlı ölümlerin %90 ının da nedeni sigaradır. Sigara 4000 den fazla madde içermektedir ve bunlardan 50 tanesinin doğrudan kansere sebep olduğu ispatlanmıştır. Sigara 30 dan fazla hastalığın sebebidir. Bütün bu zararlı etkilerine rağmen ne yazık ki Türkiye'de 15 yaş üzeri sigara içenlerin oranı %45 tir. Yani her iki kişiden biri sigara içmektedir.

Ülkemizde yaklaşık olarak 17 milyon kişi sigara içmektedir. Yani günde 40 milyon dolar, yılda ise 15 milyar dolar sigara için harcanmaktadır. 3 milyar dolarlık sağlık harcamaları da eklenince ekonomimiz 18 milyar dolar zarara uğramaktadır. Bu zarar sağlık bakanlığı bütçesinin yaklaşık 6 katıdır. Yani sigara hem sağlığımızı bozmakta hem de bizi yoksullaştırmaktadır.

Ayrıca tütün üretiminde kullanılan kimyasallar suyu ve havayı kirletmektedir. Tütün yetiştirmek için ağaçların kesilerek arazi açılması ormanlara zarar vermektedir. Tütün üreten ülkelerde tütünün kurutulması için her yıl orman alanlarının %5 i tahrip edilmektedir

. Sigaranın içindeki bazı maddeleri şöyle sıralayabiliriz:

Nikotin: Eroin, kokain gibi bağımlılık yapıcıdır. Sanayide böcek öldürücü yapımında kullanılır.

Karbonmonoksit:Egzoz gazı.Şofben ya da kömür sobasından ölümlerin nedenidir.

Hidrojen siyanür:Gaz odaları zehiridir.

Arsenik:Fare zehiridir.

Toluen:Tiner imalatında kullanılır.

Amonyak:Tuvalet temizleyici olarak kullanılır.

Kadmiyum:Akü yapımında kullanılan ağır metaldir.

Polonyum 210:Kanser nedenidir.

Radon:Radyasyon

DDT:Böcek öldürücü yapımında kullanılır.

Bütün bunları bilmenize rağmen sigara içmeye devam ediyorsanız hangi hastalıklara yakalanma riskinizi ne kadar arttırdığınıza bakarsak;

Akciğer kanseri riski ;22 kat

Ağız kanseri riski ;30 kat

Diş eti kanseri riski ;14 kat

Dil kanseri riski ;33 kat

Bademcik kanseri riski ;11 kat

Gırtlak kanseri riski ;16 kat

Yemek borusu kanseri riski;3 kat

Mesane kanseri riski ;3 kat

Pankreas kanseri riski ;2 kat

Rahim ağzı kanseri riski ;16 kat

Prostat kanseri riski ;2 kat

Felç olma riski ;22 kat

Bacak damarları hastalığı riski;2 kat

Ani ölüm riski ;10 kat

Kadınlarda kısırlık riski ;10 kat

Erkeklerde iktidarsızlık riski ;10 kat

Ülser riski ;2 kat

Kronik bronşit riski ;24 kat

Kalp krizi riski ;4 kat

Bebeklerde ani ölüm riski ;6 kat

Çocuklarda astım olma riski ;2 kat

Bebeklerin hastaneye gitme sıklığı ;3 kat artmaktadır.

Sigara içerek vücuda alınan nikotin beyin ve sinir sistemini uyarır, ancak sonraki alımlarda baskılayıcı, uyuşturucu etki gösterir. Tansiyonu yükseltir, nabız sayısını arttırır, dolaşımı bozar. Yüksek dozlarda bulantı, kusma yapar ve solunum felci sonucu ölüme neden olur. Başlangıçta alışkanlık olarak başlayan sigara içme davranışı sonradan sigara yani nikotin bağımlılığına dönüşür.

Yapılan çeşitli araştırmalara göre sigara içen insanların neredeyse tamamı bu zehirden kurtulmak istemektedir. Bırakmak; bırakmayı istemekle başlar. Önce sigarayı bırakmaya karar vermek ve nikotin bağımlısı olduğunu kabul etmek gerekir. Sigaradan keyif aldığını söyleyerek bu zehri kullanmaya devam etmek insanın kendisini kandırmasının bir yoludur. Bırakırken ilk birkaç gün kandaki nikotin oranındaki oynamalar nedeniyle bazı zorluklar olabilir. Ama sigaradan uzak, daha sağlıklı ve daha uzun bir yaşam için bu zorluklara katlanılabilir.

Sigara içmek için yaşamaktansa, sigarasız sağlıklı bir yaşam sürmeniz dileğiyle.

Dr. Hakan Nakiboğlu

hakannakiboglu@hotmail.com