![]() |
![]() |
NALLIHAN - SEBEN ETKİNLİĞİ
Hem eğlenceli hem de eğitici olan bir etkinlik daha yaptık. Zengin İslam tarihi kadar İslam öncesi tarihi ile de bilinen bu bölgede önce kar üstünde kamp ve gece - gündüz yürüyüşleri yapıp, sonrasında M.Ö. 1200 yıllarından kalma Firik Kaya evlerinin bulunduğu kayalıklara bazen yürüyerek bazen de tırmanarak çıktık.
Önümüzdeki aylarda yapmak istediğimiz zorluk dereceleri yüksek etkinliklere bir çeşit hazırlık olarak gördüğümüz bu faaliyette tüm arkadaşlarımız üzerlerine düşen sorumlulukları gerektiği gibi taşıdılar.
Bundan sonraki etkinliğimiz zorluk derecesi TURUNCU olan bir off-road ve kar tırmanışı olacaktır. Mukavemet, tecrübe ve disiplin isteyen bu faaliyetimize kendilerini hazır hisseden ‘sporcu’ arkadaşlarımızı bekliyoruz.
Pangea Off-Road
KAMP, YÜRÜYÜŞ, TIRMANMA, TARİH: SEBEN ETKİNLİĞİ
Bu hafta yaklaşık olarak bir aylık aradan sonra tekrar dağlardaydık. Akçakoca kampı da mükemmeldi, farklı bir tadı vardı ama tekrar dağlarda olmanın tadı bambaşkaydı. Sanırım dağlar tüm ekipte özellikle de ben de bir çeşit bağımlılık oluşturmuştu. Cuma akşamı nöbetten çıkıp yorgun ve uykusuz bu etkinliğe katılacak olmam bile beni vazgeçiremedi. Üstelik arkadaşlarım sağ olsun benim için çok önceden plan yapmışlardı zaten, kamp yerine ulaşımım bile ayarlanmıştı. Sanırım her kamp kurulan dostlukları biraz daha pekiştirdiği için bir öncekinden daha da keyifli geçmekteydi.
Cumartesi saat 13.00 gibi Efe Ağabey ve Murat Bolu’dan beni aldılar ve Nallıhan’a doğru yola koyulduk. Nallıhan’da bir oto yıkama servisinde İsmail ve Dost’la buluştuk. Beypazarı’ndan gelecek arkadaşlar henüz gelmemişti. Bu nedenle orada beklemeye başladık. Bu arada servistekilerden çevrede görülmesi gereken yerler ve kamp yapılabilecek alanlar hakkında da bilgi aldık. Serviste bulunan bilgisayarda harita indirdik ve buradan olası kamp yeri koordinatlarını aldık. Havanın kararmasına az bir zaman kaldığı için Beypazarı ekibini beklemeden Ben, Murat ve Efe ağabey yola koyulduk. Belirlediğimiz koordinatlar doğrultusunda Sarıkaya sapağından saptık ve az ilerde mükemmel bir kamp yeri bulduk. Yaklaşık 1100m yüksekliğinde çevredeki tüm tepeleri, köyleri görebildiğimiz geniş bir alandı. Oldukça fazla kar vardı, bu etkinlik Köroğlu tırmanışı öncesinde iyi bir antrenman olacaktı. Eşyalarımızı kamp alanına taşıdıktan sonra ekiple haberleştik, onlar da yaklaşık yarım saat sonra kamp yerindeydiler. Çadırların kurulmasının ardından her zamanki gibi Selami arkadaşımız ateşi yaktı. Yemek yendi, Adnan Ağabey ‘yi çok aradık J. Hafif bir yemekti, hatta ben, Keçi, Murat ve Efe Ağabey zorluk derecesi yüksek etkinliklere hazırlanmak amacıyla çadırda yedik. Yemek sonrasında ise İsmail öğretmenimiz sınıfı ateş başında toplayarak dağcılık açısından büyük önem taşıyan spor ve beslenme konusunda bilgilendirdi. Sınıfımızın haşarı öğrencisi Selo’nun tüm dersi kaynatma çabalarına rağmen oldukça faydalı bir ders oldu J. Ders sonrasında ise Cem’in yaptığı tarifini bir türlü alamadığımız mükemmel irmik helvasını yedik. Helvadan aldığımız enerjiyi yakmalıydık artık, gece yürüyüşümüze başladık 23.00 civarında. Bence bu yürüyüşler bizim kampların en zevkli etkinliği. Ama bu yürüyüş her zamankinden daha da keyifli geçti. Özellikle tepeden takla atarak düşme eğitimi çok eğlenceliydi J.Dönüşte beline kadar gübreye gömülen arkadaşın diğer arkadaşlar tarafından kara gömülerek temizlenmesi de ilginçti. Kamp yerine döndüğümüzde her zaman en son yatarak uyumaya çalışanların kâbusu haline gelen Selo yatmıştı, ama etme bulma dünyası işte, bu sefer de o uyuyamadı gürültüden J
Ve ertesi gün…Uyandığımızda mükemmel bir güneş vardı.Bembeyaz ışıl ışıl kar örtüsünün kapladığı muhteşem bir doğa….Şehirde olmadığım bu ortamı yaşama olanağı bulduğum ve bundan da aşırı derecede keyif alabildiğim için son derece şanslı hissettim kendimi . Adnan ağabeyin hazırladığı kadar olmasa da yine oldukça kuvvetli bir kahvaltı yaptık. Saat 10.00 gibi çadırları ve diğer malzemeleri toplayıp araçlara yerleştirdik, sonrasında da Sarıkaya köyüne doğru yürüyüşe başladık. Birkaç tepe aştığımız, karla kaplı zemin nedeniyle de biraz zorlayan bir yürüyüş oldu, ama daha keyifliydi. Köyün içinden geçtik, bu arada çocukların kızağını alıp kayarak adeta çocukluk günlerimize döndük.
.
11.00 gibi araçlara döndük, gitmeden önce son bir kez kamp alanı kontrol edildi ki kamp yerimizi bulduğumuz gibi bırakabilelim. Bu ekibin en takdir ettiğim yönü de doğayı koruma konusunda herkesin son derece titiz davranması..Seben’e doğru yola çıktık. Seben’de kaya evler hakkında bilgi aldıktan sonra bizi daha fazla zorlayacak ancak tırmanarak ulaşabileceğimiz Muslar kaya evlerine gitmeye karar verdik. Kaya evler oldukça yüksekteydi ve arazi eğimi de çok fazlaydı. Bu nedenle bu tırmanış bizi zorladı ama Köroğlu tırmanışı öncesinde de iyi bir antrenman oldu. Öğle yemeğimizi bu kaya evlerden birinde Frigyalılarla birlikte yedik. Bu mekân hem manzarasıyla, hem m.ö 1200 e uzanan tarihiyle büyüleyiciydi.
Sevgili arkadaşlar o kadar renkli ve çok yönlü bir geziydi ki anlatmakla bitiremiyorum. Hem kültürel hem sportif dolu bir etkinlik oldu. Başta etkinliği düzenleyen arkadaşlara ve katılımlarıyla bu etkinliği bu kadar keyifli hale getiren diğer arkadaşlara teşekkür ediyorum. Sizlerle olmak mükemmeldi.
Yeni etkinliklerde görüşmek üzere, sağlıklı ve dağlarla kalın.
SELDA
| GEZİDEN GÖRÜNTÜLER |
Fotoğraflar: Cem KOÇYİĞİT - İsmail Dursun |