![]() |
![]() |
KÖROĞLU'NUN ZİRVESİNDE
Yıllarca Köroğlu Dağları’nın ön yüzünde gerek kayak, gerekse dağ yürüyüşü etkinliklerine katılmıştık. Fakat dağın güney tarafından bir etkinliğe ilk defa katılmak dolayısıyla çok heyecanlıydık. Yolculuğumuz Beypazarı’nda başladı. Tüm ekibin Kıbrısçık’ta toplanmasından sonra orman müdürlüğü kesim alanı yolundan Köroğlu’na doğru kanyon manzaralı bir vadiden kamp yerine doğru hareket ettik. Yol sırasında ormanda 4X4 olmayan araçların geçemeyeceği yolları ekibimizdeki arkadaşların araçları başarıyla geçtiler. Bazı engebeli yollara rastlasak da el birliğiyle tüm araçları kamp yerine kadar ulaştırmayı başardık.
Orman içinde küçük bir dere’nin kenarında, bölücekkaya yaylasının eteğinde kampımızı kurduk ve ateşler yanmaya başladı. Hararetle akşam yemeklerine saldırdık. Erdal ve Rahmi beyin başarılı tarha çorbası midelerimize bayram ettirdi. Yemekler bittiği sırada dağ yolundan gelen ve sirenleri yanan büyük bir aracın sesiyle ormancıları karşıladık. Gelen ormancılar kamp ateşimizi görüp bizi uyarsalar da onları tatlı bir çay sohbetine davet ettik. Kendilerine ormanların korunması ve gereksiz kesim hakkında Ali Sabit bey’in önderliğinde çeşitli fikirlerimizi sunduk. Ormancıların gitmesiyle çadırlarımıza çekildik, aynı zamanda yaklaşan fırtınanın da seslerini duymaya başlamıştık. Saatler geçtikçe şimşeklerin görüntüsüyle yağmur hafif de olsa başladı. Sabaha kadar ararlıklarla yağan yağmur, gök gürültüsü ve düşen yıldırımlar açıkçası bizi pek uyutmadı. Sabah kalktığımızda kuru odun bulmak konusunda zorlansak da ateşi yakmayı başardık. Hafif bir kahvaltı sonrası zirve yolculuğumuza başladık.
Bölücekkaya yayla evlerin‘den sonra kekik kokularıyla tırmanışımıza daha tehlikeli ve kayalıklı bir yoldan devam ettik. Ekibimizdeki küçük çocuklu ailelerin tırmanış ve doğa tutkusu en zorlu yollarda bile onlara rehberlik etti. Yaklaşık 2100 metredeki kayalıklı vadiden çocukların bile büyük bir cesaretle geçmesi hepimizi gururlandırdı. 2300 metredeki düzlük alana çıktıktan sonra sağ tarafımızda zirve bayrağına doğru yol aldık. Zirveye tam yaklaşırken yaklaşık 50 metrelik dik bir kayalığı geride bırakarak 2400 metrelik Köroğlu Zirvesine ulaştık. Zirvede güneşlenirken aynı zamanda fotoğraf çekip karnımızı doyurduk. Köroğlu Kalesi’nin kalıntıları ve Köroğlu efsanesini bize bir arkadaşımız kalenin yanındaki yazıyı okuyarak telsizden bilgilendirdi. Yemekleri yedikten sonra dağın güney yamacından kamp yerine doğru dönüş yolculuğumuz başladı. Bu sefer oldukça dik bir yamaçtan inerken Dilek pınarından mataralarımızı doldurduk ve yolumuza devam ettik. Yaklaşık 1,5 saat sonra kamp yerine ulaştık. Vardığımızda herkes tatlı bir yorgunlukla zirve tırmanışının keyfini doyasıya yaşadı. Bu etkinlikte “Dost” hepimizin kendisini güvende hissetmesini sağladı ve bizimle zirve tırmanışın tamamlayarak fotoğraflardaki yerini aldı. Sevgili İsmail arkadaşımız gerek cana yakınlığı gerekse dostluğuyla tüm etkinlik boyunca hiçbirimizi yalnız bırakmadı. Kendisine ve diğer arkadaşlarımıza candan teşekkür ediyoruz, başka bir Pangea etkinliğinde buluşmak üzere…
TANER ERDEM – TOLGA ERDEM
| ETKİNLİKTEN GÖRÜNTÜLER |
Fotoğraflar: Necati ALBAYRAK - Yüksel ATAK - Mesut KÖSE |