![]() |
![]() |
KAR YÜRÜYÜŞÜ
Öncelikle, bu mevsimde ilk defa kamp yapma cesaretini gösterip bize katılan Efe, Sinem, Ertürk ile Ertuğ’u kutluyor ve ilgilerinden dolayı tüm Gezenbilir ailesine teşekkür ediyoruz.
Geçtiğimiz yıl ilk defa yaptığımız bu kar yürüyüşünü bu yıl daha farklı bir rota üzerinde gerçekleştirdik. Ve hem çok keyif aldık hem de yeni tanıştığımız güzel insanlarla bir hafta sonunu spor yaparak değerlendirdik.
24 – 25 Ocak tarihinde yapacağımız Aladağlarda kamp ve off-road etkinliğine kısa bir kar yürüyüşü ekleyeceğimizi ilgilenen arkadaşlarımıza şimdiden duyuruyoruz.
PANGEA OFF ROAD
Tanrı’nın bize sunduğu 4 mevsimden beyaz kışın tadını en güzel çıkardığım ve unutamıyacağım bir kamp macerası yaşadım.
....Pazartesi sabahı topuklu ayakkabımla otobüse koşarken o kentin soğuk sesi sanki bana müzik gibi geliyordu. Işıl ışıl parlayan gözlerimi sanki bütün insanlar dikkatle inceliyor bu kendi kendine gülümseyen kadını deli sanıyorlardı. Oysaki bilmiyorlardı, ben bütün kötü enerjimi ve yorgunluğumu haftasonu karlı doğaya savurmuştum.
Pangea grubu ile Beypazarı-Karagöl çevresinde yapacağımız etkinliğe heyecanla hazırlandım. Ve yola koyuldum. Arkadaşlar beni Ayvaşık’tan alacaklardı. Ama ben çok erken gittiğim için bir benzinlikte beklemeye koyuldum. Orda yaşlı bir adam bana çok soru sordu. Sen kimsin? Gerçekmisin? Kızım ne işin var soğukta? Amcanın bütün sorularına itina ile cevap verdikten sonra ordan kurtulmanın zevki ile arkadaşlarımın yanına koştum.
Güzel ülkemin egzotik şehirlerinden biri olan Beypazarı’nın doğa harikaları ve bozulmamış tarihine hep hayran kalmışımdır. Özellikle İnözü Vadisi beni hep etkilemiştir. Karagöl’e doğru giderken karlı yollarda yaptığımız off-road çok heyecanlıydı. Kamp yerimizi ayarladıktan sonra, çadırlarımızı yerleştirdik. İstanbuldan gelen misafirlerimiz Efe Bey ve Sinem Hanım çok tatlılardı. Kendileri ile vedalaşamadığım için üzgünüm.
Ormanı kaplayan kar, ağaçların arasında bizlere gülümserken ısınmamız için ateş yakmamıza izin vermişti. Rehberimiz İso ve tatlı köpeği DOST’un bizlere gösterdikleri ilgi için çok teşekkür ederim.
Hava güneşli ve henüz kararmamıştı. Beypazarlı Selo ve Cem grubun aşçıları ve stand-upçıları olarak kampa renk kattılar. Ben onlara muhteşem ikili diyorum.:) Oduncu Selo ve aşçı Cem.. Cem’in yaptığı kavurma ve irmik tatlısı harikaydı. Ayrıca Efe bey’in meşhur köftesinin tadı damağımızda kaldı.
Artık hava kararmıştı ve güneş bizi terketmişti. Ama ben halen üşümüyordum. Çünkü çok güzel içimi ısıtan bir ortam vardı. Boludan geldiği için geç saatlere kalan sarıgözlü tatlı Selda’yı karşıladık. Ama kızcağız çadırını tek başına kurmak zorunda olduğu için çok şeyi kaçırmıştı.
Odunumuz azalıyor gece soğumaya başlamıştı. Herkes çadırlarına geçti. Veee DOST’un sabaha kadar havlama sesi ile sabahı ettik. Bir ara DOST çadırımın önüne biriken karı eşeliyor ve benim kafama ulaşmaya çalışıyordu.:)) İmdaatttttt...O iyiki tilki yada Ayı değildi..:))
Sabah uyandığımızda İsonun yaktığı ateşle ısınmaya başladık. Herşey donmuştu ve ortada yiyecek yoktu. Ama Efe Bey yine imdadımıza yetişti. Neler yoktu ki, kaymak, bal, zeytin, peynir, sucuk v.s bitmezz.. ohh afiyetle yedik. Ama artık bu yediklerimiz eritmeli ve Karagölün tadını çıkarmalıydık.
Ankara ve Beypazarı’ndan gelen arkadaşlarımızla karagöl ve 1680 m.lik tırmanışımızı gerçekleştirdik. Bizimle birlikte yürüyen DOST ve kız arkadaşı çok tatlılardı. Bizlere hayranlıkla bakıyorlardı. Karagöl donmuştu etrafını saran ağaçlar karlarla kaplıydı. Şarkı gibi, Yürümekkk karda zordurrr, gelirsen bakbb aşk budurrr..... neyse konuyu dağıtmayayım..:))
Zorlu bir yürüyüşten sonra arabalarımıza ulaştık. Herkesin yüzü soğuktan hafif kızarmış ama doğanın bize verdiği mutluluğu paylaşmanın enerjisi bitmemişti.
Aramızda bulunan fotoğrafçılar kralı İlker’in jeep’iyle Ankara’ya dönecektim. Karagöl cennetinde uzaklaşırken yolda mahsur kalan ve iki tekeride kara saplanan bir araç gördük. Tabii İlker’in kahramanlık duyguları onu dürterek ‘yardım etmeliyim’ dedi. Mahsur kalan aracı jeepiyle çeken ve kurtaran İlker alkışların sahibi olmuştu. Bu bizim unutamayacağımız bir anı olarak benliğimize yerleşti.
Yola koyulup evlerimize dönecektik ve haftanın getireceği iş temposuna atacaktık kendimizi, ama diğer insanlardan bir farkımız olacaktı. Ciğerlerimiz ve ruhumuz temizlenmiş arınmış duygularla geçirecektik.
Bize bu saf duyguları yaşatan bütün güzellikleri bize tattırdığı için öncelikle Allah’a şükrederiz. Doğayı koruyalım ve unutmayalım...
Bu keyifli yürüyüşü yaşatan ve duygularımı sizlerle paylaşmama fırsat tanıdığı için rehberimiz İso ve DOST’a ve kare kare bu anları fotoğraflarda yansıtan İlker’e ve doğa aşığı arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.
Bir başka doğa macerasında buluşmak ümidiyle,
| GEZİDEN GÖRÜNTÜLER |
Fotoğraflar: İlker ŞAHİN - Cem KOÇYİĞİT |