![]() |
![]() |
KEPEZTEPE ÇEVRESİNDE KAMP VE BİSİKLET ETKİNLİĞİ
Uzun yıllar Ankara da yaşamamıza rağmen, çevremizde halen görülecek çok güzel yerler olduğunu yeni öğreniyoruz. Gittiğimiz yer kızıl gezegen olan Marstan farksız bir manzara görünümündeydi. Çok değişik toprak katmanlarının ve renklerinin bir arada bulunduğu bir bölgeydi. Etrafımızı çevreleyen tepeler üzerinde doğal olarak meydana gelmiş oyuklar bölgede yaşayan yaban hayatına, özelliklede tilkilere çok güzel yuvalar oluşturmuş. Kamp bölgesi yolu üzerinde olan su geçişlerinden geçmek bu etkinliğimizde programda olmasa da küçük çaplı bir off road keyfi yaşattı.
Kamp bölgesine ulaştığımızda ise koca alanda kendimize çadır kuracak yer seçme konusunda biraz zorluk çekmemiz arkadaşların gülüşmelerine sebep olsa da sonunda en iyi yere çadır kuran biz olduk. Pangea off road ın küçük üyeleri olan Ömer Faruk , Zeynep ve Oğuzhan ise yemek saatine kadar boş alanda ve küçük tepelerde bisikletleriyle off road yapmanın keyfini çıkardılar.
Akşam yemeği vakti gelince, melemen olarak başlayan yemek hazırlığı kıymalı sote olarak son buldu. Bir yemek olmaya çalışan kıymamız pek birşeye benzemesede buna rağmen açlıktan bu durum kimsenin umurunda olmadı hepimiz afiyetle yedik. Yemekten sonra ateş başındaki sohbet sırasında yapmış olduğumuz patlamış mısır keyfi geceye ayrı bir renk kattı. Kampın ufaklıkları yemekten sonra yorgunluğun da etkisiyle erkenden yattılar.
Dost ise bol bol haylayarak ve dörtbir yana koşturarak kamp güvenliğini sağlamakta üzerine düşeniyle fazlasıyla yapmıştır. Fakat buna rağmen, kendini işine fazla kaptırdığından mıdır halen anlamış değiliz bazen etkinliğe katılan arkadaşlara da havlamasının yüreğimizi ağzımıza getirdiğini de itiraf etmeliyiz. Bi ara gece yürüyüşüne çıktık, karanlıkta o kadar yıldızın altında yürümek ayrı bir keyif verdi hepimize.
Gece saatler ilerlemesine ve yarın yapacağımız yorucu bisiklet cross’una rağmen bir türlü ateşin başındaki muhabbeti bırakıp ta kimse yatmaya gitmiyordu taaaki odunlar bitene kadar.
Sonunda çadırlarımızda yumuşak bir bahar gecesi eşliğinde güzel bir uyku çektik. Gün ağarırken, burada kuşluk vaktine neden kuşluk vakti dendiğini daha iyi anlıyorsunuz kuş cennetin devamında bir baraj gölü kenarında uyanmak ancak yaşamakla anlatılacak kuş seslerini duyarak uyanmak müthişti.
Sabah uyandığımıza erken kalkan bazı arkadaşlar çoktan kahvaltı hazırlıklarına başlamıştı Kahvaltı faslından sonra 08.00 de başlayan etkinliğimiz oldukça eğlenceli bir şekilde başladı. Tırmanışlar bizi biraz zorlasa da sonrasındaki inişlerin keyfi, yorgunluğumuzu bize unutturuyordu. Tempoyu ayarlamakta bir usta olduğunu gösteren İsmail etabı sorunsuz bir şekilde tamlamak için elinden geleni yaptı.
Sonunda uzun bir inişten sonra Kepeztepe eteklerinde ki Sarıyer baraj gölünün hedeflediğimiz noktasına ulaştık Göl çok güzeldi. Burada yaşayan birçok kuş çeşidini de yakından görme fırsatını bulduk. Hatta kuşların göl kenarındaki yumurtalarını bile görme şansımız oldu. Sıcaktan bunalan dost’ta kendini gölün serin sularına bıraktı, sudan çıktığında da hepimizi silkelenirken ıslattı. İçimizde gölün güzelliğine ve çekiciliğine dayanamayan bazı arkadaşlar yüzerek serinlediler ve hatta bisikletiyle suya giren dolunay herkesi güldürdü.
Bu güzel saatler ardından herkesin aklında dönüşün yani çıkışın nasıl olacağı düşüncesi almaya başlamıştı. Öğle sıcağının da etkisi ile bisiklet kullanan arkadaşlarımızda su ihtiyacı da artı. Araçlarla eşlik edenlerde, bol bol su takviyesi yaptı. Kampın küçükleri de kendilerince macera yaşamak için yoruldukları zaman Ahmet’in jeepine kurulup meyve suyu ve krakerler eşliğinde bisiklet kullananları takip ettiler. Dönüş yolunda bir keçi sürüsüne rastladığımızda Dost sürünün içine dalıp onları kovalayarak hepimize bir heyecan yaşatsa da çobanın ve İsmail’in müdahalesi ile bir sıkıntı olmadan yolumuza devam ettik. Beypazarından gelen arkadaşlarımızın vermiş olduğumuz molanın birinde yapmış oldukları tatlı sürprizi de etkinliğe ayrı bir renk kattı. Kamp alanımıza döndüğümüzde toplamda 32 kilometrelik parkuru tamamlamıştık. Son olarak eşyalarımız toparlayıp bisikletlerimizi de araçlara yerleştirip bir sonraki etkinlikte buluşmak üzere vedalaşarak ayrıldık. İsminin grup içinde Kando olarak da geçtiği bu alan her doğaseverin mutlaka en az bir kere görmesi gereken bir bölge. Aşağıdaki resimler etkinliğin ne kadar keyifli geçtiğini zaten söze gerek kalmadan anlatıyor.
Etkinliğe katılan tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz.
Köse Ailesi.
Pangea Off-Road
| ETKİNLİKTEN GÖRÜNTÜLER |
Fotoğraflar: Sultan LAÇİNOK - Suat BAYAR |