NEYE NİYET, NEYE KISMET....

 

KANDO... İlk günün heyecanını hep yaşamak demek... Bizim bu kelimeyi tercih sebebimiz, gezi yapacağımız bölgenin gizemli güzelliği ve buraya her gidişimizde aynı heyecanı yaşamak, aynı duyguları hissetmek. Günümüzden on beş milyon yıl önce orta Anadolu da var olduğu bilinen büyük bir göl Davutoğlan köyü kırsalı... işte bu gölün merkezi.. göl, milyonlarca yıl önce ortadan kalkınca geriye ilginç şekillerden oluşan turuncu ve yeşil renkli tepeler kalmış. Günümüzde ise bu havzanın küçük bir bölümünde Sarıyar baraj gölü oluşturulmuş. Baraj gölü çevresi kando gezisini yapmayı düşündüğümüz yer.

Bu düşünceyle, geziden bir hafta öncesinde gezi liderimiz İlker Şahin'le birlikte yaklaşık beş yüz km süren bir keşif gezisi yaptık. Önce Davutoğlan köyü kırsalında oldukça sıkı bir off-road parkuru oluşturduk ve kamp yeri belirledik. Sonra on iki km bir dağ ve bozkır geçişi yaparak Yunus Emre'nin hocası olan Taptuk Emre'nin türbesinin olduğu Emremsultan kasabasına vardık. Kısa bir türbe ziyaretinden sonra Sarıyar kasabasına, oradan da baraj bent’ine geçtik. Oldukça yüksek bent ve çevresinden birkaç fotoğraf aldıktan sonra yönümüzü Sündiken dağlarına çevirip kendimizi bir anda yoğun çam ve köknar ağaçlarının içinde bulduk. 440 m. rakımlı baraj gölü seviyesinden 1550 m. rakımlı Kartal geçitine çıktığımızda havanın serinliği bizi de rahatlatmış oldu. Bundan sonra önce güneydoğu sonra da doğu yönünde hareket ederek geniş bir yay çizip başladığımız yerin tam karşısına yani gölün karşı kenarına çıktık. Bir off-road parkuru da burada oluşturduktan sonra Ankara'ya döndük.

Sonra gezinin son hali oluşturularak yol notu hazırlandı ve ilgili kişilere ulaştırıldı. Bölge jandarmaya haber verildi, katılımcı araçların son kontrolleri yapıldı. Bütün bunlar 24 – 25 Haziranda yapılacak 500 km'lik kando gezisi içindi.

İşte beklenen gün geldi. Tüm katılımcılar heyecanla buluşma noktasında toplandı. Yedi araçlık konvoy önce Nallıhan kuş cennetinde özel dürbünlerle kuş gözlemi yaptılar. Sonra kuşların olduğu bölgeden uzakta oluşturulan off-road parkuruna geçildi. Sonunda herkesin heyecanla beklediği off-road başladı.

Çoğu zaman olduğu gibi yine ilk batan 76 model emektar aracı ile Deniz Yücesan oldu. Henüz onunla uğraşmaya başlamadan önce İlker Şahin ardından da İhsan Kuşcu battı. Görsel olarak bizi büyüleyen küçük ve kıvrımlı vadi, off-road olarakta keyif vermeye başlamıştı. Önce Deniz, sonrada diğerleri gurubun ortak çalışmasıyla kurtarıldıktan sonra parkurun ikinci ayağı olan göl kenarına geçildi. Burada da gelenekler bozulmadı ve ilk batan Deniz oldu. Ama ne batış... Bir battı tam battı... Saatlerce uğraştık, hava karardı bir türlü çıkaramadık. Sonunda bu işi sabaha bırakmayı kararlaştırıp 4 km uzaklıktaki kamp yerine geçtik.

Gece karanlığında ışıl-ışıl parlayan yıldızların altında ve renkli kum tepelerinin arasında kampımızı yaptık. Oldukça neşeli geçen sohbetlerin temel konusu sabah Deniz'in arabayı nasıl kurtaracağımızdı.

Sabah oldu. Gün ağarmadan başlayan kuş sesleri. Adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Gel de uyanma. Ama herkesten önce kalkıp çadırını toplamış biri var. Bu kişi, tabii ki Deniz. Aklı birkaç km uzaktaki arabasında kalmış. Yerinde duramıyor. Tüm arkadaşlar onu anlayışla karşıladı ve hemen harekete geçildi.

Önce her zaman kullandığımız klasik kurtarma teknikleri tekrar tekrar denendi. Yavaş asılmalar, şoklayarak çekmeler, vinçlemeler, çift vinçlemeler, ama sonuç yok. Sonra yakın köylerden traktör getirildi oda battı. Traktör kurtarıldı. Jiplerle güçleri birleştirildi. Yine olmadı... Deniz'in emektar jeep'i bana mısın demiyor. Sonra 4x4 dev bir kepçe getirdik. Önce o da battı ve çok zor çıkartabildik. Sonra kepçe operatörü baktı olmuyor, kendine iyi bir zemin oluşturmak için hafriyat yaptı. Yaklaşık bir saatlik hafriyat sonrası batmayacağı bir yer oluşturdu. Sonra yavaş – yavaş araç çıkartıldı. Bu arada saatler geçmiş ve tüm program iptal olmuştu. Ama tüm katılımcılar bunlardan memnundu. Çünkü ormana gidememiştik ama batan aracı kurtarmak adına her şeyi yapmıştık. Dediğimiz gibi- neye niyet neye kısmet-... Bizim için fark etmiyor. Yeter ki off-road olsun.

Günün sonunda Beypazarı’na uğranıp afiyetle yenen Beypazarı güveci tüm yorgunluğumuzu alıp götürdü....

 

KANDO 2006

 
PANGEA OFF ROAD