ILGAZ DAĞLARINDA OFF-ROAD

 

 

Bir-kaç iyi insan, bir-kaç cengâver 4x4, biraz çamur – buz - kayalık, gece – gündüz yoğun off-road, eksi 3 derecede kamp, sıcak dostluklar, iki gün boyunca bol eğlence ve spor…..

Ilgaz etkinliğimizi kısaca bu şekilde anlatabiliriz….

Yer-yer sisli geçen bir yolculuktan sonra buluşma yerine ulaşınca biraz dinlenmek için yakındaki bir akaryakıt istasyonunun çay salonuna geçtik. Burada, Düzce’den gelen ‘sevimli’ dostumuz Cemil ve aramıza yeni katılan arkadaşları iki Mustafa (Mustafa Kader, Mustafa Sarı Ahmet) ile karşılaştık. Cemil her zamanki candanlığı ile karşıladı bizleri ve en az kendisi kadar samimi arkadaşları ile tanıştırdı. Bir süre sonra Ankara’dan gelen Kuthan ve babası ’Tayip baba’ aramıza katıldı. 67 yaşın olgunluğu ve bilgeliğinin yanında otuzlu yaşların hareketliliği ve canlılığı ile ilk anda bizleri etkiledi Tayip baba.. Sıcak çaylardan daha sıcak sohbetler arasında son olarak bu faaliyetin liderleri Meltem ve Gökhan ile birlikte Ahmet ağabey’de aramıza katıldı. Kısa bir hareket planı yaptıktan sonra Tosya ya doğru yola çıktık. Daha önce bu bölgede fotoğraf ve tırmanış gibi etkinliklere birkaç defa gelmiş olan Ahmet ağabey gece off-road u başlangıcı için ilk sapağı gösterdi.

Önce köy yolu kıvamında bir zeminde ilerlerken bir süre sonra araçlarımızın 4x4 seçeneklerini kullanmak zorunda kaldığımız engebeler ve dikliklerle karşılaştık. Zaman – zaman, gece karanlığında hızla ilerleyen Gökhan’ın siyah kamyoneti gözden kayboluyor, sonra yola düşmüş bir kayanın önünde durmuş bekliyordu. El birliği ile engeli kaldırıp sonra yola devam ediyorduk. Bazen telsizler ile bazen de kısa mola verdiğimiz yerlerde sıcak sohbetlerimiz oluyordu.

Heyecan ve mücadele dolu birkaç saat sonrasında zor da olsa biraz açık ve eğimi az bir alan bulduk. Önce, etraftan topladığımız odun parçaları ile ateş yakıldı, yiyecekler çıkarıldı, mangalın başında Cemil ve Gökhan uğraşırken Havva lpg tüpünü yakmış kocaman bir tavada bir şeyler yapıyordu. Bir tarafta da Kuthan ve Tayip baba ‘ağabey – kardeş’ gibi bir diyalog içinde ‘acayip’ bir ocak üstünde yemek yapıyorlardı.

Farklı yemekler farklı kişilerce hazırlandı ama hep beraber ve paylaşılarak yendi. Dolunayın etrafı gündüz gibi aydınlattığı soğuk kış gecesinde bol kahkahalı sıcak sohbetlerle birkaç saat daha geçirdik. Sonra kısa bir gece yürüyüşü yapmaya karar verdik ve Meltemin çizdiği rotada el fenerlerini de kullanmadan ilerledik. Bazen Melteme yetişmekte zorlansak ta bu yürüyüş çok iyi geldi aslında. İlk defa böyle bir kampa katılan yeni arkadaşlarımız ‘Mustafalar’ ortamı çok beğendiklerini, korktukları gibi zorluklarla karşılaşmadıklarını söyleseler de biz yinede ‘hele bir sabah olsun o zaman dinleriz sizi’ dedik.

Sabah ilk kalkanlar Kuthan ve Tayip baba oldu, kısa bir sabah yürüyüşü sonrasında ateşin başında kahvaltı hazırlamaya başlamışlar. Mustafalardan biri gece çadırda epeyce üşümüş çaresiz arabaya geçmiş, diğeri çadırda sabahlamayı başarmıştı.

Ahmet ağabey, kendi tecrübeleri ve birazda GPS yardımı ile bulunduğumuz yeri tespit etmiş olarak bize bilgi verdi. Sonra nefis fotoğraflar çekmek için harekete geçti, diğerleri ise sıkı bir kahvaltı için hazırlık yaptılar. Birlikte yapılan ‘kuvvetli’ kahvaltı sonrasında etrafta en küçük bir çöp kalmayacak şekilde, Havva’nın elimize tutuşturduğu çöp torbaları ile temizlik yapıldı ve bilinmeyen yerlere doğru tekerlekler döndü. Güneşin aydınlattığı ama pek ısıtmadığı ormanda yol olan ya da olmayan her yere girerek ilerledik, çoğu zaman geri dönmek zorunda kaldık, ama çok eğlenceli bir mücadele yaşadık. Zaman – zaman fotoğraf ya da keşif amaçlı küçük duraklamalar yaptık, bazen yol boyu koşarak, bazen de kısa diklikleri tırmanarak enerji harcadık.

Geri dönülemeyecek bir bölgeye girdiğimizde, önümüzde araçları geçirebileceğimiz iki yol tespit ettik. Bunlar ormancılar tarafından uzun yıllar önce açılmış ama hiç kullanılmamış kayalık ve derin yarıkları olan zeminlerdi. Sol taraftaki fazla yatay ve uçurum kenarı olduğu için sağdakini seçtik. Burada da büyük ve sivri kenarlı kayalar vardı. Önce çok büyük taşları kırmayı denedik. Kuthan ‘patlar enerjisini’ kullanarak oldukça iyi çalıştı ama yinede aracını birkaç defa askıya almaktan kurtaramadı. Ardından, uzun bir süre uğraşarak Gökhan’ın aracını hasarsız geçirmeyi başardık. Sonraki araçları da birlikte çalışarak, bazen geri iterek, bazen tekerleklerini altını taşlarla besleyerek geçirmeye çalıştık. Aracı diğerlerinden daha fazla yere yakın olan Cemil, usta pilotajı ile ilerlemeyi başardı.

Cemil yine bizi güldürmeyi başarmıştı.

Bu zeminde bir süre daha ilerlemeyi sürdürerek inişe geçtik. Son olarak, yola çıkmadan kısa bir yemek molası verip biraz dinlendik. Toparlanmanın ardından bize bu ‘sıcak dostlukların’ yaşandığı faaliyeti hazırlayan Meltem ve Gökhan’a teşekkür edip vedalaşarak ayrıldık.

Ilgaz etkinliğimize katılan, destek veren tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz ve 8 – 9 Aralık tarihlerinde yapacağımız Gerede – Beypazarı ‘karlı zeminde dağ aşma’ etkinliğimize, ilgilenen tüm off-road’cu arkadaşlarımızı bekliyoruz.

 

Pangea off-road

ILGAZ DAĞLARI 2007

 

Fotoğraflar :

Ahmet BOZKURT, Kuthan YELEN, Cemil YİĞİT, Havva GÖRMEZ