![]() |
![]() |
HER ŞEYİN BİR İLKİ VARDIR, BU DA
MÜCADELE, KEŞFETMELE OLUR
Mevsimin yaz olması ve yüksek performans gerektiren Gulleyt kanyonu etkinliğine katılmaya, benim için iyi bir tecrübe olacağını düşünerek karar verdim. Buluşma noktamız Ankara ya yaklaşık 120 km. uzaklıktaki Gulleyt kanyonu. Arkadaşlarımız Cem bey ve Necati beyin organizasyonu olan Gulleyt kanyonu tam bir şaheser. Korku, Sevinç Kahkahalar hepsi bir arada ne ararsanız var şimdi beni takip edin lütfen…
03 Temmuz Cumartesi günü, saat 17,00 da arkadaşımız Mesut bey beni Etimesgut Şeker Fabrikaları kapısında beklediğim yerden aldı. Yarım saat sonra Sincan’da arkadaşımız Necati beyi aldık ve en yakındaki alışveriş merkezinden alışverişimizi yaptık. İhtiyacımız olan yiyecekler ve malzemelerimizi alarak buluşma noktamızda olabilmek için yola koyulduk. Cem Bey ve ekibi, Kaplan İsmail bey ve ekibi, yola bizden daha da erken çıkmış, buluşma noktasında bekliyorlardı.
Buluşma yerine vardığımızda akşam olmuştu ve mideden gelen zil sesleri yemek vaktinin geldiğini hatırlattı. Bir yandan çadırları kurarken bir yandan yemek hazırlıklarına başladık. Aynı zamanda yarınki zirve yürüyüşü için iple tırmanma eğitimi aldık. Arkadaşlar çok süper bir et sote ve mangal partisiyle yemekleri yaptılar. Arkasında can alıcı bir çay ve gecenin sessizliği. Müthiş bir atmosfer, yıldızlar, temiz hava. Sihirli bir coğrafya. Sabah 4te bülbül ve keklik sesleriyle uyandım. Dışarı çıktım biraz dolaştım kamp arkadaşlarımız da kalktıktan sonra güzel bir kahvaltı yapıp çadırlarımızı toplayıp mıntıka temizliği yaptıktan sonra yola koyulduk. Sabah gelecek olan diğer arkadaşları beklerken arkadaşımız Necati beyin babaannesinin evine gittik. Bizi çok sıcak karşıladı ilgi alaka bol. Çok şeker, tam bir Osmanlı hatunu. Ekip tamamlandıktan sonra kanyon yürüyüşü başlamış oldu çok zevkli başlayan yolculuğuz zaman ilerledikçe heyecan zorluk ve adrenalin en yüksek noktasına ulaşmıştı…
Bu dağlardaki iple inme ilk deneyimimdi. Kaplan İsmail bizi çok iyi organize ediyordu. Her hareketimizi defalarca kontrol ediyordu. İlk deneyimimde iniş sonrasında ‘yanlama’ hareketi yaparken çok gülünç bir şekilde son anda suya düştüm. Açıkçası biraz korktum ama işin zevkini de tattım. Gittikçe daha çok yüksek yerlerden iple aşağı iniyorduk. Hele Cem’in suya düşmesi görülmeye değerdi. Tam bir gülme krizine girdi tüm arkadaşlar. Kahkahalar vadide inliyor yankı yapıyordu. Hele Gözde arkadaşımızın göstermiş olduğu çaba ve kardeşi Emre’nin başarıları süperdi. Dönüş için tekrar iplerle mi yoksa yürüyerek mi gideceğimizi oyladık ve oy birliği ile yürümeye karar verdik. En alttan üste zirveye çıktık ve burada en güzel ödül olan karadutlar bizi bekliyordu. Doya, doya yedik. Bu etkinliği kaçıran arkadaşlar için inanınki çok üzülüyorum, çok büyük güzellik ve nimetleri kaçırdılar. Emeği geçen tüm arkadaşlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum bir hatamız varsa af ola herkese saygı ve sevgilerimle.
Mehmet ÇALIŞKAN
| ETKİNLİKTEN GÖRÜNTÜLER |
Fotoğraflar: Mesut KÖSE - Necati ALBAYRAK |