PANGEA OFF ROAD

Turkish Colorado

Evet Turkish Colorado diye başlıklı yazıma başlıyorum çünkü gerçekten egzotik görüntüsüyle beni mest eden manzarasıyla Colorado’ya benzettiğim Gavurhisar Kanyonu beni çok etkiledi. Böyle bir cenneti resimlerle değil bizzat yaşayarak görerek hissetmek ayrı bir duygu oldu benim için.

 

Bahar gelmiş güzel ülkeme Nisan ayının güneşli bir hafta sonunda daha meyve ağaçların çiçek açtığı yumurtasından yeni çıkmış uçmayı yeni öğrenen Kelebeklerin böceklerin arasında 2 gün geçirmek çok güzeldi.

 

Gavurhisar kanyonu, Beypazarı’na bağlı Dibecik köyü sınırlarından başlayıp Güdül’ün güney sınırlarına kadar varan ve 19.6 km uzunluğundaki parkuru ile doğa turizmine yakışan manzaralarıyla görülmeye değer bir kanyondur.

 

4-5 Nisan 2009 tarihleri arasında yapacağımız bu etkinliğin diğer bir amacıda oof-road etkinliği idi. Dostlarım İso, Cem, Selo ve Ahmet jipleri ile ben ise 4 çeker eşeğimle katıldım.:))

 

Beypazarı off-road grubu bize katıldıktan sonra Gavurhisarın yolunu tuttuk. Kamp alanımız bir uçurum kenarında olacaktı. Benim çılgın arkadaşlarım jipleriyle yaptıkları off-road beni çok korkuttu. Özellikle Ahmet’in çılgın oof-raod hareketleri canına susadığının göstergeseydi.

Cumartesi gecesi Çadırlarımızı bir uçurumun kenarına kurduk. Görülmeye değer manzarası anlatılmaz yaşanır... Hele o sabah erken saatte çadırdan kalkmak ve o temiz havayı içine çekmek ...İşte budur dedirttiriyor.

 

Cumartesi Gecesi Beypazarı dostlarımızın en güzel süprizi kamp ateşinde bizi bekleyen süprizdi. Beypazarı Belediye Başkanı CENGİZ ÖZALP ve Başkan vekili FİKRİ KANIVAR'ın ziyareti bizi çok mutlu etti. Beraberinde getirdikleri en güzel şey ise Beypazarı Güveçi idi. koca bir tepsiyle fırında 8 saat pişerek gelen güveç bir harikaydı. Tadı damağımda kaldı. Kamp ateşi etrafında Başkanımızın tatlı sohbeti ile Pangeaoff-road grubumuzun yaptığı etkinlikleri takdirle karşıladığını ve desteklerini esirgemeyeceğini belirterek uzun bir sohbetten sonra.. Başkanımız kamptan ayrıldı.. Bize bu güzel yöresel bir kamp ortamı yaşatan Beypazarlı dostlarıma çok teşekkür ederiyorum...hepsini çok seviyorum..diyerek...:)

Rehberimiz İso ve DOST’un eşliğinde gece yürüyüşümüzü yaptık.... A tabi bahsetmeden geçemiyeceğim kampımıza yeni katılan çılgın ruh Dolunay kazazede kırmızı arabasıyla çılgınlar gibi duvarları tırmandı. oof-road yaparak özgürlüğün tadını çıkararak mutlu olan arkadaşımızı gülümseyerek izledik. O gelmişti çünkü içindeki çılgınlığını doğada ıspatlamak istemiş ve başarmıştı:)

 

Pazar sabahı kamp ateşinde pişirdiğimiz sucuklu yumurtalar melemenler bazlamalar yiyerek enerjimizi depolayarak yürüyüşe Ankara’dan katılan doğa severlerle buluşarak...Zorluk dereseci yeşil olan(yani orta) 600 mt rakımdan 1085 mt tırmanarak 12 km yürüdük.

 

Yürüyüşümüze katılan Mesut bey ve eşi çocuklarının doğa yürüyüşlerine hazırlamalarını tebrik ediyorum. Hele kızları Zeynep gerçekten geleceğin dağcısı olarak hepimizden iyi yürüdü. Cem abisinin omzunda arada bir keyif yapsada yürüyüşü başarıyla atlattı.

 

İso’nun ablası tatlı Sibel abla bizlere getirdiği kurabiye bizim için çok iyi bir enerji oldu. Şeker Bülent abi iyi bir performans sergiledi çekici şapkasını çobana kaptırmadığı için mutluydu:) çoban özellikle onun şapkasını istemişti.. Anlaşılan çoban modayı bayağı takip ediyor.:)

 

Fotoğrafçımız Ahmet ve Afçı rehberimiz Selo arkadan gelerek grubun emniyetini sağlamışlardı. Ahmet kırmızı peluş böcekleri çekmek için epey bir uğraştı.. Bide çektiği resimleri gönderebilse:)

 

Bu kanyonda en çok etkilendiğim bir durumuda tabi asma köprüden geçmekti. Tek tek geçtiğimiz asma köprü sallanıyor ve çok tehlikeliydi. Ama bizim için güzel bir adrenalin oldu. Yorgunlugumuzu ayaklarımızı nehrin sularına bırakarak uzun bir mola verdik.

 

Doğal güzellikleri yaşamanın yanı sıra güzel dostluklar edinmek çok güzel. Molalarda havada uçuşan espiriler gerçek dostluklar belki yaşadığımız bütün kötü elektrikleri içimizden alıyor.

 

Bu uzun inişli çıkışlı zorlu yürüyüşümüz saat 16:00 sularında bitti. Hepimiz çok yorulmuştuk. Ve arabalarımızın bulunduğu yere giderek herkezle vedalaştık. Beni Çılgın Dolunay bırakacaktı. İçimden bütün duaları okuyarak yola koyulduk. Çok iyi bir direksiyon hakimiyeti olan dolunay ile yol alırken:) Bülent abi önümüzü kesti kendisinin balık yeme teklifine hayır diyemedik. Küçük bahçesinde mangalda taze balık, semaverde pişen çay ve kek ile bize doğal bir ortamda ikram eden Bülent abiye ve eşine çok teşekkür ediyorum.

 

Doğada buluşmak dileğiyle....

 

(Yazımın sonunu kısa bitirdim. Çünkü vedalaşmaktan hiç hoşlanmam...Hele böyle unutulmaz bir maceradan sonra vedalaşmak beni hüzünlendirir.)

 

Sevgilerimle,

Kadriye (Keçi-Kadir abi)

 

DURMAK YOK YOLA DEVAM

DAHA YAPACAĞIMIZ ÇOT EKİNLİK VAR.

 

Pangea Off-Road

 

 

GEZİDEN GÖRÜNTÜLER

 
Fotoğraflar: İsmail DURSUN