![]() |
![]() |
NEDEN DOĞA SPORLARI
Bu soruyu birkaç aşamada cevaplamak gerekir. Öncelikle İnsanın var oluşundan günümüze kadar yaşadığı süre içinde geçirdiği aşamaları bilmemiz Doğa Sporlarının önemini kavramada faydalı olacaktır. Sonra tüm spor kolları içinde Doğa Sporlarının yerini inceleyelim, son olarak günümüz dünyasındaki ekonomik, sosyal ve siyasi konular ile Doğa Sporları içerisindeki bağlantılara bakalım.
İnsan, bilimsel kaynaklara göre günümüzden yaklaşık 1.9 milyon yıl önce bu gezegende var olmaya başlamıştır. Bu sürenin neredeyse tamamına yakınını doğada oldukça hareketli bir şekilde sürdürmüş. İnsanın günümüzden sadece birkaç yüzyıl öncesine kadar sürdürdüğü hayat ilk çağlardakinden çok farklı olmamış yani her an tetikte, bol hareketli ve doğa ile iç içe bir tarz ile yaşamını sürdürmüş. Fakat sanayi devriminden sonra gittikçe yavaşlayan ve tembelleşen kolay bir yaşam ile tanışmıştır.
Özellikle ikinci dünya savaşından sonra yani son 50 – 60 yıldır ilerleyen teknoloji ile bu yavaşlama iyice kendini belli etmeye başlamış.
Ve maalesef günümüz insanı buna ters orantılı olarak atalarının yiyeceklerinden daha yüksek kalorili olan besinleri kolay bulup tüketir duruma gelmişlerdir.
İki milyon yıla yakın bir süredir doğal ortamda yaşayıp az ve doğal gıdalar ile beslenen, hava kararınca uyuyan, aydınlanırken uyanan, çok hareketli olan insan, günümüz Dünyasının rahat ve yavaş yaşam tarzına geçerken bilindiği üzere hem fiziksel hem ruhsal sorunlar ile daha fazla uğraşmaya başlamıştır. Çok uzun zamandır bedeninin ve ruhunun alıştığı, uyum sağladığı yaşam tarzını hızla değiştirmesi mümkün olmayan insan günümüzde ciddi bedensel sorunlar yaşamaktadır. Şişmanlık, Kalp ve damar hastalıkları, birçok Kanser türü ve bunların yanında daralma, stres, kendine güven eksikliği gibi ruhsal sorunlarda, metabolizmasını yavaşlatan, tembelleşen insanın kendi yarattığı kötü kaderidir.
Bunu değiştirmenin en etkili yolu tartışmasız atalarımız gibi yaşamaktır. Yani hareketli olmak, doğal ürünler ile beslenmek, yeteri kadar uyumak, mümkün olduğunca ilaçlardan uzak durmak. ‘Onlar gibi olmak’ olumsuzları en aza indirmek demektir.
Doğa sporları adı üstünde doğada yapılan sporlardır. Aslında yüz binlerce yıldır yaptıklarımızın günümüzdeki küçük tekrarlarıdır. Bu yüzden Doğa sporlarına gerekli zaman ve önemi verirsek ve bunun yanında beslenme ile uykuyu da dikkat edersek yukarıda söz ettiğimiz bedensel ve ruhsal birçok sorundan sıyrılmış oluruz.
Peki, spor ne demektir?
Britannica ansiklopedisi sporu; {Belirli ölçüde güç ve beceri gerektiren yarışmalı ve eğlenceli etkinlikler] olarak tanımlıyor. Ben buna katılmıyorum, çünkü yetersiz ve önem küçülten bir tanımlama olarak görüyorum. Bana göre spor ‘akıl ve irade sahibi her yaştaki insan için, yoğun şekilde fiziksel ve beyinsel hareketlerle dolu bir -yaşam tarzı-dır.’
Yani konumu ve yaşı ne olursa olsun iradeli ve akıllı her insanın yapabileceği bir spor dalı ya da derecesi vardır, bunları yarışma ve eğlence ile desteklemeye gerek yoktur. Spor zaten atalarımızın yaşamlarının tamamıdır. Ve genler ile bize ulaşmıştır.
Bütün spor dallarının ön hazırlık (antrenman – idman) aşamasında doğada temiz havada yapılan kamp faaliyetleri mevcuttur. Futbolcular, boksörler, yüzücüler, atletler belli zamanlarda doğa ile iç içe olan tesislerde kamp yaparlar, bu şekilde güçlerini arttırlar, kanları temizlenir, toksinlerden ve fazla yağlardan kurtulurlar.
Demek ki her spor kolunun doğa ile az ya da çok bağlantısı vardır. Bu durumda doğa sporlarına tüm spor kollarının özü diyebiliriz.
Zaten insanoğlunun yüz binlerce yıldır zamanının çok büyük bir bölümünü açık arazide geçirdiğini göz önüne alırsak her spor kolu için doğada olmanın ne kadar faydalı olduğunu kavrarız.
İnsanlar sadece sporcu olarak doğaya gitmiyorlar, günümüzde çok sayıda kurum, şirket ya da benzeri kuruluşlar bünyesinde bulunan kişileri verimlilik adına belli zamanlarda doğaya götürerek çeşitli etkinlikler düzenliyorlar. Bu etkinlikler artık basit bir hafta sonu eğlencesinden çıkıp oldukça önemli bir faaliyet konumuna geçti. Hatta kuruluşlar yaptıkları bu doğa etkinliklerinde bünyesindeki insanları daha yakından tanıyıp bu kişilerin konumlarında yükseltme – düşürme yapabiliyorlar. Çünkü insanların gerçek güç ve karakterleri en iyi doğada anlaşılıyor.
Doğa sporlarının ilk basamağı yürüyüş, bilinçli beslenmek ve kamp yapmaktır. Her dağcı, mağaracı trekking yada benzeri bir sporcu bunları bilir. Gerektiğinde bu bilgi ve deneyimlerini kullanır. Ne zaman gerekli olacağı hiç belli olmaz, örneğin bir doğal afette gerekebilir. Buna yardıma gittiğim Gölcük ve Düzce depremlerinde şahit oldum. Benim gibi yardıma gelen çok sayıda kişi ve dernek ile tanıştım, birçoğu henüz çadırda kamp yapmasını, elindeki sınırlı yiyecek ile uzun süre idare etmesini bilmediği için zor durumda kaldılar ve yardıma geldikleri insanlara faydalı olamadılar. Sadece deneyimli ve güçlü insanlar bu durumlarda kendilerini düşünmeden başkalarına yardım edebilirler.
Doğa sporlarının atası ve tüm sporların tartışmasız en sert ve zoru dağcılıktır. Zorluk derecesi en yüksek seviyede olan bu spor aynı zamanda bireysel ve sosyal karalılık ve başarının en açık göstergesidir. Batıda, ilk profesyonel dağcılık faaliyetlerinin yapılmasının hemen sonrasında günümüz Dünyasının yaratılmasındaki en önemli başlangıç kabul edilen sanayi devrimi başlamıştır. Bu sıradan bir rastlantı olamaz, dağcılıkla imkânsız hayallerini gerçeğe dönüştüren, performans sınırlarını üst seviyelere taşıyan insanlar ve onların çocukları kazandıkları bu sınırsız özgüven ile toplumsal alanda büyük bir sıçrama yaparak sanayi devrimini gerçekleştirmişlerdir. Ve bu doğrultuda sadece sanayide değil askeri alanda da yakalanması çok zor bir seviyeye erişmişler.
Dağların önemi sadece spor ve benzeri aktiviteler ile sınırlı değildir. Şehirlerin zenginlik, rahatlık ve güvenliği de dağlarda başlar. Her türlü maden doğadan çıkartılır, dağları, araziyi tanımadan insan için önemli madenlere ulaşmak mümkün olmaz. Kış mevsiminde dağlardaki kar seviyesini bilmeden şehirleri besleyen barajların doluluk derecesi anlaşılmaz. Dağlarda yapılan istatistikler ile şehirleri doyuran enerji tesisleri oluşturulabilir.
Doğa sporları çok sayıda dallara ayrılsa da ve bu dalları yapanlar arasında bazen anlaşmazlıklar olsa da tamamı bir bütün içindedir. Her sporcu iyi bildiği ya da çok sevdiği bir dalı uygularken diğer branşlar ile de az çok uğraşmalı en azından bilgi sahibi olmalıdır. Doğada yapılan her etkinliğin birbiri ile mutlaka bağlantısı olur, eğer kişi ısrarla bazı branşlardan uzak kalmaya kendini zorlar ise ummadığı bir zamanda bunun çok ciddi hatta ölümcül bir sonucu ile yüz yüze gelebilir. Örneğin iyi bir paraşütçü hatalı bir atlayışında bilmediği bir alana inebilir ve eğer yön bulmayı bilmiyor ise kaybolması an meselesidir. Kaybolan bir insan zor şartlarda hayatta kalmasını bilmeli ve tüm branşlardan yeteri kadar bilgi sahibi olarak kendini geliştirmiş olmalıdır. Yürümek tırmanmak kamp yapmak ne kadar önemli ise yüzmek, sal – kano kullanabilmekte çok önemlidir. Avcılıkta bir doğa sporudur, birçoğumuz avlanmaya karşıyız ama ben avlanmadan silah taşımayı, kullanmayı, bakımını yapmayı her doğa sporcusu bireyin bilmesi gerektiğine inanıyorum.
Dağlara, doğaya hâkim olmak buralarda zaman geçirerek mümkündür. Doğa sporları bu niyetin en mantıklı zeminidir. İnsanlar şehirlerinde ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar dağlarına hâkim değillerse güvende olamazlar. Dağlarda barınıp örgütlenen insanlar ile şehirlerdekilerin mücadele etmesi zor değil imkânsızdır.
Dağlarına sahip olmayanlar güvende olamazlar dedim çünkü bu binlerce yıldır hiç değişmeyen gerçektir ve bunun değişmeyeceğine inanıyorum.
Özetlersek sadece kişisel sağlık için değil aynı zamanda toplumsal başarı ve güven içinde ‘Doğa Sporları’ diyorum. Bunu kişisel menfaatlerden uzak tutarak elimizden geldiğince yaygınlaştırmalıyız. Hem kendimiz ve yakınlarımız için, hem ülkemiz ve hem de tüm insanlık için yapmalıyız.
Kaplan İsmail Dursun
01 Temmuz 2010
Pangea Off-Road Doğa ve Motor Sporları