PANGEA OFF ROAD

DOĞADAN İNSANA ARMAĞAN

 

Şehrin ve kurs yaşantısından kaçamak yaparak doğa ve denizle içice bir haftasonu için Özgür abla arayarak fotoğraf ve yürüyüş gezisine gelmem için teklifte bulununca hiç düşünmeden evet dedim. Haftasonu olana kadar sabırsızlıkla bekledim. Veeee büyük gün gelmişti cumartesi öğleden sonra yola çıkarak küçük bir yolculuktan sonra Amasraya geldik.

Grubun toparlanmasını beklerken deniz kenarında çay içerek toplanmayı bekledikten sonra akşam yemeği ve de kampın kurulacağı yere kumsala gitmek için yola çıktık. Deniz ve dolunay muhteşem güzelliği ile karşıladı bizi ateşi yaktıktan sonra karnımız o kadar acıkmıştı yetmeyeceğini sandığımız etlere ilave makarna bile yapmıştık oysaki aç olmayan Ahmet abinin yemesine rağmen etler arttı bile yemeğimizi yedikten sonra küçük arkadaşlarım Zeynep ve Ömer in uykusunun gelmesiyle otele gitmemiz için hazırlandık ama aklım çadırlarda kalmıştı.Yol oldukça sis olması beni ilk önce korkutsa da Mesut abimin iyi bir sürücü olması beni rahatlattı otele geldiğimizde huzurlu bir şekilde uyumuşum sabah olduğunda ise ne çalarsaate ne de araba sesileriyla uyandım pencereden baktığımda eşsiz güzelliği ile deniz karşımdaydı.

Kahvaltı için hazırlanıp aşağıya indiğimizde kahvaltı da yok yoktu; bal,reçel,peynir,zeytin vs. ve de nefis ekmek ile karnımızı doyurduktan sonra ufak iskele gezintisinden sonra grubun toplandığı yere gittik.Plan yapıldıktan sonra en güzel fotoğrafı çekmek için herkes ayrıldı. Biz önce Kale'ye yönelip tepedeki manzara çok heyecan vericiydi.

Manzarayı izleyip, çay içmek keyifliydi. Bir de ağaç var burada. 'Ağlayan Ağaç' diyorlar. Ağacın yaprakları sisli havalarda terleme yapıp su akıtıyormuş, isim buradan geliyor.

Daracık sokaklar eski evler hepsinde tarih kokan izler vardı. En ilginç olanı da çiçekleri saksı yerine eski ayakkabılar, bozulmuş süpürge makinesine, çaydanlıklara rengârenk çiçeklerle süslemeleri yaratıcılıkları oldukça etkilemişti beni. Gezimizin başından sonunda kadar bizi bırakmayan Saçaklı (sevimli köpeğimiz) ve saz arkadaşları biran olsun yanımızdan ayrılmadı. Amasra’nın güzelliği etkilediği gibi birde her sokakta kediler ve köpeklerin oldukça çok olması beni çok mutlu etti. Kedi ve köpeğin kavga etmeyip dost olduğu süper bir yer. Gezi boyunca en güzel fotoğrafı çekmek için elinden fotoğraf makinesini düşürmeyen Ömer iddalı olduğunu belli etti.

Gezi sonunda Amasra’nın lezzetli balığını yemek için grup toplandıktan sonra lokantaya gittik. Balık hazırlanana kadar sıcacık lavaş ekmeği ve tereyağı harikaydı. Masada yeşilliklerle dolu salata ile balık oldukça güzeldi. Yemeğimizi yedikten sonra dönüş için yola çıktık. Yeşilin her tonu ile tanışan gözlerim daha huzurluydu. Kuş Kayası yol anıta dik merdivenlerden çıkıp. Yüksek bir kayanın ön tarafına yapılmış. İnsan figürü ve kartal motifi bulunmaktaydı. Ayrıca iki kitabesi vardı. Anıttan aşağı inerken manzara harikadır. Fotoğraf yarışması için harika kareler vardı. Etrafta mor çuha çiçekleri ve yeşilliklerin arasından harika manzaraydı. Amasradan ayrılırken küçük bir Safranbolu gezisi yaptık. Evleri ve dar sokakları oldukça güzeldi. Gezinin sonunda artık ayrılma vakti gelmişti. Çok eğlenceli bir grup olup ve İso’nun önderliği ile süperrr bir hafta sonu geçirdim.

DOĞADAN İNSANA ARMAĞAN AMASRA…

YASEMİN YÜCEL

 

Amasra’ya ilk defa gittim ve tahmin ettiğimden çok daha etkileyici bir yerdi. Mekânları ve manzarası doğayla iç içe, uyum içerisinde ve inanılmaz güzellikte. Ayrıca gezilecek bir sürü yer var. Bunlardan bazıları ise Ağlayan Ağaç, Amasra Müzesi, deniz kenarı ve denizdeki ada ve etrafındaki mağaralar. Şehir merkezi de küçük ama bir o kadar da hoş ve eğlenceli bir yer.

 

Ayrıca ilk defa da kamp yapmış oldum ve bu da ayrı bir eğlenceydi. Deniz kenarında kurduğumuz çadırlar, ve kamp ateşi ve mangal ile beraber eğlenceli bir gece geçirdik. Sonra gece yarısı kumsalda kısa bir yürüyüşe çıktık. Fakat ertesi gün Amasra’nın asıl güzelliğini görebildik çünkü ilk gün şehirdeki sis sayesinde nasıl bir yerde olduğumuzu tam anlayamadık. Hatta adayı bile görememiştik. Ertesi gün yaptığımız tekne turu her şeyi değiştirdi.

 

Ayrıca şehrin içindeki taş evler ve oradaki sokaklar da çok ilgimi çekti. Bir daha gelinmesi gereken bir yer olduğu kesin. Görülecek birçok yer var ve yürüyüş için ideal bir yer, tabii yokuşlar hariç! Amasra gibi bir yerin daha bakımlı olması gerekir ve insanların da bu yerin güzelliğinin farkında olması bu durumu değiştirebilir.

 

Bunun dışında mekânları gerçekten güzel bir yer ve şehir dışında bile birçok yer var. Bunlar arasında en güzeli Kuş Kayasıydı. Hem tarihi hem de modern yerlerin olması güzel bir birleşim oluşturmuş. Kayalıklar ve eski deniz feneri gibi yerleri yakında görmenizi tavsiye ederim. Sonuç olarak, grubumuzla birçok yer görüp bolca yürüdük ve yorulduk, fakat buna değdi. Bunun kanıtı olarak da bolca fotoğraf çektik. Gidilmesini herkese tavsiye ederim ancak yaz aylarında bu güzel bölgeyi ziyaret etmenin daha hoş olacağını düşünüyorum.

 

Gruptaki arkadaşlara ve üyelere, özellikle de Black1Panter’e ve DarkGunSlinger’a bu gezi için teşekkür ederim.

 

Mehmet Tufan Rişvanoğlu

 

 

ETKİNLİKTEN GÖRÜNTÜLER

 
Fotoğraflar: Gözde GÜN