![]() |
![]() |
ALADAĞLAR OFF-ROAD
Zorluk derecesini sarı (düşük) olarak belirlediğimiz bu etkinliğimizde amacımız, aramıza yeni katılan ve ilk defa off-road yapmayı denemek isteyen arkadaşlarımıza bu ortamı tanıtmaktı. Daha önce off-road yapmış, aramızda bulunan tecrübeli arkadaşlarımızın hoşgörüleri içerisinde amacımıza ulaştık.
1345 mt rakımlı, zemini kar ile kaplı ormanlık alanda, gece ısının sıfırın altına düşmediği bir zamanda kolay, ama neşeli dostlarımızın katılımları ile farklı bir güzellik kazanan bu kamp arşivimizde özel bir yer buldu.
Bir gün sonrasında, önce karlı yolda 23 km ilerleyerek yaklaşık 1500 rakımlı Sarıalan yaylasına vardık. Burada mücadele dolu kısa bir off-road yaparak etkinliği sonlandırdık.
Sıradaki etkinliğimiz, 7–8 Şubat tarihlerinde yapacağımız Akçakoca sahillerinde kamp ve Düzce ormanlarında yürüyüş faaliyeti olacaktır. Bu etkinliğimizin zorluk derecesi yeşil (orta) olarak belirlendi. Hafta sonunu spor yaparak değerlendirmek isteyen arkadaşlarımıza duyururuz.
PANGEA OFF ROAD
Bolu Aladağlar Off-Road, Kamp ve Kar Yürüyüşü
( 24–25 Ocak 2008 )
Ortak paydası doğada bulunmak ve bu yaşamdan keyif almak olan sevgili dostlarla birlikte olmanın sıcaklığını yüreğimde hissetmek beni her zaman sonsuz mutlu kılmıştır,
Sevgili Selami ve Cem etkinlik öncesi beni telefonla arayıp Pangea Off-road grubunun düzenlediği bu etkinliği söylediğinde içimi sevinç kapladı. Benim için her yeni etkinlik taze dostluklar kazanmak, güzel ülkemizin yeni bir coğrafyasını görmek ve orada yeni heyecanlar yaşamak demekti ve ilk sürpriz sevgili İsmail ile yıllar sonra yollarımızın yeni bir etkinlikte kesişmesi oldu. Ben, her etkinlik öncesi çok tedirgin olurum, ama etkinlik liderinin sevgili İsmail olması bir anda benim bütün bu endişelerimi gidermiş oldu, içimi rahatlattı.
Sevgili dostlar Doğal yaşamdaki etkinlikler çok keyifli olması ile birlikte kurallara uyulmadığı takdirde çok acı sonuçlar doğuracağıda kaçınılmaz bir gerçektir. Bu anlamda yola çıkacağınız ekibi ve özellikle ekip liderini bilmeden yola çıkmamanızı öneririm.
Etkinlik öncesi yol notları ve gerekli malzeme listesi yayınlanmıştı bende Cuma akşamdan son hazırlıklarımı yaptım ve sabah erkenden kalktım Defender’ in yağına, suyuna, baktım ve saat 11:00 de Ayaş Ortabereket köyünden yola koyuldum, birlikte olacağımız ekip Ankara, İstanbul, Karadeniz Ereğli, Bolu ve Düzce den gelecekti, Biz Cem ve Selami ile Beypazarı Kıbrıscık yolu girişi olan İnözü vadisinde saat 12:30 da civarında buluştuk ve saat 15:00 de grupla buluşma noktamız olan Kıbrıscık Kızık yaylasına doğru yola çıktık. Bu yol çok keyifli manzarası olan bir güzergahtır, saat 15:00 civarında Kızık yaylasında olduk ve grup liderimiz İsmail ile telefon ve telsiz irtibatı kurup belirlenmiş olan kamp noktasına geldik. Kamp alanına diğer bölgelerden gelecek arkadaşlar da ulaşmıştı. Bulunduğumuz nokta Bolu Aladağlar gölet’i yakınında karlar altında ormanlık bir bölge idi. Manzara muhteşem güzeldi, işte bizler için özgürlük buydu, insanı bitiren şehir yaşamı, trafik, iş stresi ve benzeri duyguların hepsi geride kalmıştı.
Grupla kısa bir tanışma faslından sonra hemen ormana daldık ufak tefek batma, çekme olaylarından sonra kamp kuracağımız alana geldik. Ekip son sürat çadırlarını kurdu, matlar ve uyku tulumları çadırların içine yerleştirildi ve bir kısım arkadaşlar yemek organizasyonu ile ilgilenirken diğerleri 4X4 lerden balta ve testereleri çıkartıp kamp ateşini sabaha kadar sönmemesini sağlayacak kuru odun tedarikine girişti. Bir saat içerisinde yeterli odun toplandı ve kamp ateşi yandı. Kampların en keyifli kısmı ateş başı muhabbetlerdir. Yanan ateş bizleri ısıtırken, ateş başı muhabbetler de yüreğimizi ısıtır. Ben kamp mutfağında iyi olduğumu düşünürdüm ama yanılmışım gruptaki arkadaşlar sağ olsun öyle bir hazırlıklı gelmişler ki gelecek beş kamp için bile yetecek malzeme vardı, ama ekip sağ olsun beş kampa bırakmadan hepsinin hakkından gelmeyi bildi.
Bu etkinliğin en güzel taraflarından biri olan gece karda yürüyüş yapma vakti gelmişti ancak yenen yemekten sonra artan kilolar diz boyu karda yürümeyi bir hayli zor hale soktu. Yürüyüşe 11 kişi başladık ve yaklaşık bir saat yürümeyi başarabildik biraz daha zorlasa idik yenen yemeklerin verdiği ağırlık nedeni ile kara batan arkadaşları 4X4 lerle çekmek zorunda kalan ilk Off Road grubu olarak tarihe geçecektik.
Sabah yaklaşık 09:00 civarında kalktık ve yine 5 kamplık bir kahvaltı yaptık, bu ekip bu konuda inanılmaz başarılı. Yemek kısmını yazmaya kalkarsam çok uzun bir süre alacağı kesindir. Kahvaltı sonrası hızlıca kampı topladık ve 4X4 leri harekete geçirdik. Rota Kartalkaya Sarıalan yaylası idi. Gideceğimiz rota mükemmeldi yolun bir tarafı kar altında kalmış ormanlık diğer tarafı çılgınca akan Aladağ deresi. Böyle bir güzellikten etkilenmemek mümkün müdür? Benim güzel ülkem… Bu duygular içerisinde her zaman bu ülkeyi bize emanet edenleri saygıyla yâd eder ve dua ederim. Bu yolu bu duygular içerisinde hep birlikte keyifle ve emniyetle aştık.
Sarıalan yaylasına geldik, eveeet. Şimdi Off Road zamanı gelmişti, Kar diz boyu seviyesinde idi ancak İsmail Kardeşimizin V8 C7 canavarı için sorun değildi nitekim de öyle oldu ve onun açmış olduğu izden bizde girdik çok keyifli yaklaşık bir buçuk saat debelendik. 4X4 ler ve bizler çok keyif aldık.
Her etkinliğin en hüzünlü tarafı dönüş zamanının gelmesidir bizimde dönüş zamanımız gelmişti, arkadaşların bir kısmı Sarıalan yaylası Kartalkaya Bolu istikameti üzerinden, kalan kısmı geldiğimiz rotadan geri döndü. Yine çok güzel dostluklar kazandık, yine çok güzel keyifli anlar yaşadık, Bu güzel ekiple mümkün olduğunda her zaman, her yere gitmek benim için doyumsuz keyif olacaktır.
Sizleri Can YÜCEL in çok sevdiğim bir şiiri ile şimdilik baş-başa bırakıyorum;
Farkında Olmalı İnsan......
Kendisinin, Hayatın Olayların, Gidişatın Farkında Olmalı.
Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini de Fark Ettirmemeli Bazen...
Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını,
Fark Etmeli.
Anne Karnına Sığarken Dünyaya Neden Sığmadığını
Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını
Fark Etmeli.
Şu Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahiret e Nispetle Anne Karnı Gibi Olduğunu
Fark Etmeli.
Henüz Bebekken 'Dünya Benim!' Dercesine Avuçlarının Sımsıkı Kapalı
Olduğunu, Ölürken De Aynı Avuçların 'Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum
İşte!' Dercesine Apaçık Kaldığını
Fark Etmeli.
Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli.
Baskın Yeteneğini
Fark Etmeli Sonra.
Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini,
Nasıl Yaşarsa Öyle Öleceğini
Fark Etmeli İnsan
Ve Ölmeden Evvel Ölebilmeli.
Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte
Ama Kendisinin Güzel Hazırlanmış Mükellef Bir Sofrada Yemek Yediğini
Fark Etmeli.
Eşref-İ Mahlûkat (Yaratılmışların En Güzeli) Olduğunu
Fark Etmeli.
Ve Ona Göre Yaşamalı.
Gülün Hemen Dibindeki Dikeni, Dikenin Hemen Yanı Başındaki Gülü
Fark Etmeli.
Evinde 4 Kedi 2 Köpek Beslediği Halde
Çocuk Sahibi Olmaktan Korkmanın Mantıksızlığını
Fark Etmeli.
Eşine 'Seni Çok Seviyorum!' Demenin Mutluluk Yolundaki Müthiş Gücünü
Fark Etmeli.
Dolabında Asılı 25 Gömleğinin Sadece Üçünü Giydiğini, Ama Arka
Sokaktaki Komşusunun O Beğenilmeyen Gömleklere Muhtaç Olduğunu
Fark Etmeli.
Zenginliğin Ve Bereketin, Sofradayken Önünde Biriken Ekmek
Kırıntılarını Yemekte Gizlendiğini
Fark Etmeli.
FARK ETMELİ.
Ömür Dediğin Üç Gündür,
Dün Geldi Geçti Yarın Meçhuldür,
O Halde Ömür Dediğin Bir Gündür, O Da Bugündür.
CAN YÜCEL
İşte bu günü bizlere yaşatan, tecrübelerini paylaşan liderlik yapan İsmail arkadaşımıza ve Pangea Off-Road grubuna sonsuz teşekkürler ederim, Etkinliğe Katılan çok değerli dostlara bir kez daha selam ve sevgilerimi sunuyorum,
Hoşça kalın,
Mustafa Kemal GÜNER
| GEZİDEN GÖRÜNTÜLER |
Fotoğraflar: İlker ŞAHİN - Bora KELECİOĞLU - Cem KOÇYİĞİT |